Connect with us

Teknoloji

Sürücüsüz Araçlar Sektöründe Neler Oluyor?

MedyaKafa Basın

Published

on

Şoförsüz arabalar, pilotsuz uçaklar, kaptansız gemiler… Yeni dönemin ana konusu işte bu araçlar yani otonom cihazlardır…

Peki, dünya yapay zekalı otonom araçlar dünyasına hızla geçiş yaparken, biz neredeyiz? Bu konuda bir şeyler yazmak şart oldu.

Eşya yani nesne kendi halinde kıymeti harbiyesi yoktur. Eskiden, insanlar ona kıymet izafe ettiği ölçüde bir değere ulaşıyordu, onları yine insan konumlandırıyordu. İnternet ile insanlar nesneleri birbirine bağladı, ortaya nesnelerin interneti çıktı. Bir sonraki adım ise bunlara akıl yüklemesi yapmaktır. İşte o zaman nesneler ekonomik bir ajan haline geleceklerdir. Daha sonraki adım ise onların birey olmasıdır. İnşallah o günleri görmeyiz.

Maslov İhtiyaçlar Hiyerarşisi değişiyor

İnsanların belirlediği Maslov İhtiyaçlar Hiyerarşisi, yeni dönemde farklı bir şekil alacaktır. Düşünsenize, insan için en geniş hiyerarşik alan olan yeme içme, nefes alma gibi fizyolojik ihtiyaçlar, otonom araçlar için teferruat niteliğinde kalacaktır.

Ya tablonun ortasına veya tepesine bakmaya ne dersiniz? Aidiyet veya sevgi ihtiyacı gibi bir ihtiyaç hisseder mi otonomlar? Ya başarı, estetik gibi seçkinci ihtiyaçlar otonom araçların Maslov İhtiyaçlar Hiyerarşinin tepesinde mi yer alır?

İnsani normların olmadığı bu yeni düzende sosyal ilişkilerimizi hangi kriterlere göre konumlandıracağız?

Bu durum yeni filozoflar bile ortaya çıkarır, yeni sosyolojik hipotezlerin ortaya atılmasına sebep olur.

Araç mı, birey mi?

Ayrıca, nasıl yetkilendireceğiz otonom araçları? Yetkilendirilince birey olarak mı kabul edeceğiz? Ardından bireysel haklar mı vereceğiz?

Dünya şu anda, nesneler arası internetten, kendi kendine karar veren yapay zekalı otonom araçlar arasındaki yapısal farkı tartışıyor. Buna göre kendini konumlandırıyor.

Unutmayalım ki sürücüsüz otomotiv ailesi sadece otomotiv şirketlerini ilgilendiren bir alan değildir. Google, Appple gibi bilişim devleri en büyük oyuncular arasında yer almak için her yıl milyarlarca dolar AR-GE harcaması yapıyor.

2030 yılında yüzde 20 elektrikli araç olacağı var sayılıyor. Bazı projeksiyonlara göre bu oran yüzde 70 bile olabilir.

2005 yılından beri 40 civarında şirket akıllı araç projesi geliştirdi. Bugün bu alana binlerce şirket daha katıldı ve akıllı araç projeleri üç yeni teknoloji ile entegre edilmeye başladı: Yapay zeka, makina öğrenimi ve blockchain.

6.5 trilyonluk pazar

Öyle bir ekosistem oluşuyor ki 2025 itibariyle. 6.5 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Şimdi bile bu alana dair bütçeler her yıl katlanarak artıyor.

Konu sadece trendler, teknoloji tutkusu veya yeni işler değil. Trilyon dolarlık rant alanı doğunca, her girişimci ve her devlet pastadan pay kapmaya çalışıyor.

Mesela Macaristan, dev otomotiv yatırımcılarıyla yarışamayacağını anlayınca, otonom araç test pisti yapmaya karar vermiş. Bugün üniversite işbirliği ile yapılan otonom pist alanına dünyanın otomotivdeki 20 markası destek vermiş.

Pist alanı ile yetinilmemiş, ülkenin iki ana otobanında da sürücüsüz araçların rahat seyredebileceği bir alt yapı oluşturulmuş. Yani yollar da akıllı yol haline getirilmiş.

Bence dünyadaki bütün belediyeler ve karayolları yeni yol ihalelerini artık akıllı yol olarak yapmalıdır.

Otonom sektöründe ne gibi teknolojiler olduğuna dair biraz bilgi vereceğim. Ama teknolojisinden önce dünyadaki otonom tartışmalarına ve konuyla ilgili yasal düzenlemelerden bahsedeyim.

Unutmayalım ki Türkiye’de şu an otonom araçların trafiğe çıkmasına izin verilmiyor. Her ne kadar Üsküdar – Ümraniye Metro Hattı sürücüsüz araçlarla yapılıyor olsa da, trafiğe açık alanlara. otonom araçlar salınmıyor. Çünkü yasal düzenlemeler yapılmadı. Dünyanın çoğu ülkesinde de durum budur.

Yani teknolojiden önce yapılması gereken standartların oluşturulmasıdır. Türkiye’de bu konuda hem üniversitelerde hem de TSE’de ciddi çalışmaların olduğunu söyleyebiliriz.

Sürücüsüz araçlar güvenli mi?

Diğer önemli konu ise güvenliktir. Yani şoförlü araçlar mı, yapay zekalı otonom araçlar mı daha güvenlidir?

Bu sorunun cevabı her ne kadar, otonom araçlar olarak cevaplansa bile, istatistiki veriler açısından şimdilik cevap vermek doğru değildir.

Çünkü!

Bugünkü trafik şartlarında yani sürücülük araçlarda, 100 milyon mil seyahatte 0.9 kişi ölümlü kaza görülüyormuş. Bütün dünya genelinde her gün yüzlerce kişi ölse de, temel istatistik budur.

Diğer taraftan. trafikteki verileri istatistik olarak kabul edebilmemiz için de 275 milyon mil araç seyahati zorunlu görünüyor. Ancak şimdiye kadar Alphabet Waymo, Tesla ve diğer şirketlerin otonom araç seyri ancak 8 milyon mili geçmiş durumda. Yani otonom araçların trafik seyir güvenlik istatistik verisi için yani şoförlü araçlarla kıyaslamak için 270 milyon mil daha yol alması gerekiyor. Hatta bilimsel olabilmesi için milyarlarca mil gitmesi gerekiyor.

Konunun arasına eklemem gerekiyor. Test konusunda Türkiye de deney ülkelerinden biri olması gerekiyor. Bu sadece araçların değil, yolların, trafik işaretlerin ve coğrafyanın da testi oluyor.

Bir soruyla otonom araçların güvenliğini sorgulamaya başlayalım:

En basit soru şu, otonom aracın lastiği patlarsa, araç olduğu yerde kalacak mı?

Bir diğer soru şu olabilir. Otonom araç yolda bir inek görse ne yapacak? İnek ile koyunu, at ile eşeği ayırt edebilecek mi?

Veya bir tarafta bir grup insan diğer tarafta bir sürü inek, koyun var. İki seçenek olsa, aracın durdurulması da mümkün değilse hangisi üzerine sürecek aracı?

Bunu bir Temel fıkrasıyla da sorabiliriz.

  • Hakim, mahkemeye çıkarılan Temel’e soruyor? Niye kamyonu pazar yerinde halkın içine sürdün?
  • – Anlatabilirim Hakim Bey… Kamyonun freni patladı, sağda pazar yeri vardı, solda bir keçi… Ben de direksiyonu keçinin üzerine sürdüm.
  • – Peki, onca insan niye kamyon altında kaldı?
  • – Ne yapayım Hakim Bey, keçi hızla pazara daldı, ben de ardından…
  • …..
  • Bu durumda yapay zekalı otonom araç, Temel’in yaptığını mı yapardı?

Evet, ihtimal dahilindeki bütün olasılıklar daha araçların beyinlerine yüklenmiş değil. Yapay zekalı bilgisayarlar da bunu doğrulamadı.

Buyurun bir başka olasılık daha…

Bir harabe binanın altına aracınızı park eder misiniz? Peki, yapay zekalı otonom araç için harabe binanın anlamı nedir?

Makine öğrenmesini konuşmak günümüzün popüler alanlarından biri. Belli bir senaryonun işe yararlılığı daha test aşamasında.

Sorular bitmiyor. Algoritma aynı şartlarda aynı şeyi mi yapacak? Bir de testlerin doğruluğunu teyit edecek kriterler nedir?

Sürücüsüz araçlar blockchain’i çok sevdi

Daha girift durumlar da var. Blockchain teknolojisi ile birlikte kendi ekosistemini kuracak olan yapay zekanın nelere sebep olacağına dair şunu söylenebilir.

  • Yapay zekalı ve blockchain platformundaki otonom araç, belki de dünyanın en girift bir şirketin sahibi olabilir. Yani bugünkü Uber’in sahibi böyle yetkilendirilmiş bir yapay zekalı otonom araç olabilir.
  • Haliyle böyle gizemli bir patron borsaya da kote olmayı seçebilir.

Borsa deyince başka bir konu da tartışılıyor. Elektrik enerjisi ile hareket edecek olan otonom araçlar, bazı maden ürünlerinin değerinin artırmasına sebep oldu.

Bakır madenine talep patladı

Bunların başında bakır madeni geliyor. Bakır, benzer iletkenliğe sahip olan gümüş ve altına oranla çok daha ucuz. Maliyet bakımından gümüşün ons’u 15 dolar, altının ons’u 1200 dolar iken bakır ona fiyatı sadece 0.20 dolardır.

Ayrıca esnekliği sebebiyle tel ve levha yapılması gibi kolaylığı da var.

Elektrikli araçlar sebebiyle bakır talebi hızla artıyor. Bakır, elektrikli araçların kalbinde yer alıyor ve her geçen yıl dünyanın daha fazlasına ihtiyacı olacaktır.

2027 yılına kadar, elektrikli araçlardan kaynaklanan bakır talebinin, 1.7 milyon tonluk bir artış göstermesi bekleniyor. Bunun da, 2017’de Çin’in tüm bakır üretiminin biraz altında rakama karşılık geliyor. Bakalım borsalar ve üreticiler buna nasıl cevap verecek?

Geçenlerde Çorum’da 2.7 milyon ton rezerve sahip bir bakır madeni keşfedildiğini duydum. Sevinmemek elde değil.

Sadece hammadde piyasası hareketlenmiyor. İlk defa duyduğumuz yüzlerce şirket, otonom araçlara tedarikte bulunuyor.

Otonom sektörü

Altta tabloda görülen şirketlerin çoğunu muhtemel ki ilk defa duyuyorsunuz. Bu şirketler, yeni otomotiv sanayiinin başrol oyuncuları rolünü kaptılar.

Teknoloji durmuyor ve otomotiv sanayiine yeni aktörler giriyor. En başta da sensör üreticileri geliyor. Sensörler sadece araçlara konulmayacak, trafik işaretleri, yol ekipmanları, binalar ve bilumum internet bağlantılı cihazlar, aletler sensörler ile donatılmış olacak.

LIDAR olarak tanımlanan yeni nesil lazer-radarlar, binaların arkasını, yan yollardaki araçları da hissedebilecek bir niteliğe sahip olacak. Katlı otoparklarda, tünellerde ve engebeli arazilerde yeni nesil radarlara ihtiyaç duyacağız. Haliyle pazardaki üreticiler de daha duyarlı radarlar için kolları sıvamış durumdalar.

Otonom araç, her yönüyle mükemmel bir bilgisayar olacaktır. Bilgisayar üreticileri de otomobilde bir asistan hizmeti verecek ortama uygun bilgisayarlar, mobil cihazlar için adım atıyorlar. Bol çeşitlerini göreceğiz.

Otonom araçların kameraları sadece aydınlıkta görmeleri yeterli olmayacak. Gece, sis ve diğer ortamlara uygun kameralar bizim kullandıklarımızdan daha üstün nitelik taşıyacaktır.

Piller daha uzun ömürlü, dönüşümlü ve çevre sağlığına uyumlu ve sürdürülebilir olmalıdır. Pazardaki bir diğer hareket alanı pil, akü üreticileri olacaktır.

Otonom araçların oluştuğu bir ulaşım altyapısında araçlar sadece yolcu taşıma fonksiyonuna sahip olmayacaktır. Bir internet dağıtım hub’ı, bir gezgin ofis ortamı, hatta yatarak seyahat ettiren otel gibi özellikleri de olabilecektir.

Bu yönüyle otomobiller kendini tekrar yorumlayıp, yapılandıracaktır.

Sonuçta 6.5 trilyonluk yeni bir pazar hepimizi bekliyor. Kenarından köşesinden pastadan pay istemezsek, otonom araçlar bizi yaya bırakabilir.

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

Instagram’da seçilen kişilere hikaye gizleme nasıl yapılır?

MedyaKafa Basın

Published

on

Instagram hikaye gizleme özelliği bazı kullanıcılara paylaşımlarını kısıtlamak isteyen çevremde çok kişi var. O yüzde size bunu kısa anlatacağım. Beş adımda hikayeler istenen kişilerin erişimine kapatılabiliyorsunuz. Peki, Instagram’da hikaye gizleme nasıl yapılır? İşte detayları yazımda

Sosyal Mecralardan popüler uygulama olan İnstagram kullanıcıları hikaye gizleme özelliği ile paylaşımlarını dönem dönem bazı kullanıcıların gösterimine kapatabiliyor. Facebook ve Youtube’un ardından en çok kullanılan sosyal ağ platformları arasında yer alıyor. İşte aşama aşama Instagram hesaplarında hikaye gizleme işlemleri derledim.

Instagram hikayenizi belirli kişilere gizlemek için

  1.  Hesabınıza ilk önce giriş yapın
  2.  Sağ üstte bulunan yatay şekilde üç uzun çizgiyi bulun sonra ise ayarlar kısmına tıklayın
  3.  Karşınıza çıkan sayfada gizlilik ve güvenlik bölümünde “Hikaye kontrolleri” yazan kısma tıklayın
  4.  Hikayeyi gizle seçeneğinde bulunan arama kısmına girin ve engellemek istediğiniz kişiyi yazın
  5.  Engelleyeceğiniz kişinin yanında bulunan alan tik işaretini koyun ve sağ üstteki tik’den onaya basın

Ayrıca engellediğiniz kişinin hesabını engeleni kaldırmak isterseniz. Aynı yöntemle kaldırabilirsiniz. Bol hikayeler dilerim 🙂

Editör: Selçuk Çandır

Continue Reading

Fuar

Türkiye’nin En Büyük Ve Kapsamlı Oyun Fuarı Gamıng İstanbul, 2019 Biletlerini Satışa Sundu

MedyaKafa Basın

Published

on

31 Ocak – 3 Şubat 2019 tarihleri arasında dördüncüsü düzenlenecek olan Dijital Eğlence ve Oyun Fuarı Gaming İstanbul, kapılarını yeni konumu Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde açacak

“İÇİNDE OYUN OLAN OYUN FUARI” sloganıyla düzenlenen uluslararası etkinlik, oyun severlerin yanı sıra, sektör profesyonellerini ve uzmanlarını da buluşturacak

Fuarın ziyaretçi biletleri, internet üzerinden yaklaşık yüzde 50 indirimli olarak satışa çıktı

Dijital Eğlence ve Oyun Fuarı Gaming İstanbul, dördüncü kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. 31 Ocak – 3 Şubat 2019 tarihleri arasında düzenlenecek olan fuar, dünyada ilk defa çıkacak oyunları görücüye çıkarırken, oyun severlere heyecan dolu turnuvalar, yarışmalar ve daha fazlasını sunacak.

Bu yıl ilk kez Türkiye’nin en büyük gösteri merkezinde yapılacak

Gaming İstanbul, yeni yılda yeni bir konumda gerçekleştirilecek. Türkiye’nin en büyük gösteri merkezi Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde yapılacak fuar, oyun dünyasını 18 bin 470 metrekare açık ve kapalı alanda buluşturacak.

Sektörü geliştirmek için fuara dünyanın dört bir yanından katılan profesyonelleri B2B, VIP alanlarında bir araya getiren Gaming İstanbul, Pitch & Match ve Networking Partisi ile oyun dünyasının farklı alanlarından profesyoneller arasında etkili bir iletişim kurulmasını ve katılımcıların iş ağlarını genişletmeleri sağlıyor.

Profesyonellere ve kariyer isteyenlere özel etkinlikler

Oyun dünyasında kariyer düşünenler 3 gün (1 Şubat – 3 Şubat 2019) sürecek olan ve Türkiye Girişim, Gelişim ve Teknolojileri Derneği’nin (TGGTD) ev sahipliğinde düzenlenecek GIST Geliştiriciler Konferansı’nın biletlerini tercih edebilirler. Konferanslar, gençler için ünlü oyunların geliştirici, tasarımcı, programcılarıyla tanışma ve onların tecrübelerinden faydalanma imkânı sunuyor.

Ziyaretçi biletleri internette yüzde 50 avantajlı

Fuarın resmi web sitesi www.gamingistanbul.com adresinde satışa çıkan biletler, ziyaretçi biletlerinde kapı fiyatlarına göre yaklaşık yüzde 50 indirimli olarak satışa çıktı.

GIST 2018 ZİYARETÇİ BİLETLERİ

1. Gün Bileti (31.01.2019) – 16,5 TL
2. Gün Bileti (01.02.2019) – 22 TL
3. Gün Bileti (02.02.2019) – 22 TL

4. Gün Bileti (03.02.2019) – 16,5 TL

Kombine bilet – 66 TL

GIST 2018 PROFESYONEL BİLETLERİ
Business bileti – 925 TL
Developers Conference bileti – 685 TL
VIP bileti – 2.010 TL

Continue Reading

Teknoloji

Gelecek 5.0 ile Dijital Dönüşümü Hızlandırıyoruz

MedyaKafa Basın

Published

on

İnsanlık, tarih boyunca birçok değişim ve dönüşüm yaşamıştır. Bu gelişmeler toplumsal yapı, ekonomik yaşam ve üretim biçimleri başta olmak üzere hayatın her alanını etkilemiştir. 18. yüzyılda su ve buhar gücünün kullanılmaya başlanması, 19. yüzyılda elektriğin üretimde kullanılmaya başlanması ve seri üretime geçilmesi, 20. yüzyılda elektronik ve bilgisayarların üretime entegre edilmesi, günümüzde iletişim teknolojilerinin üretimin her aşamasında kullanılmaya başlanması dönüşümlerin kırılma noktaları olmuştur.

 

Dijital dönüşüm, bu konuda ilerleme kaydetmiş ülkeler ve işletmeler açısından önemli fırsatlar sunarken, bu konuda adım atmamış olanlar açısından da büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Dijital teknolojiler katma değerin, verimliliğin, karlılığın, kalitenin vb. birçok unsurun en üst seviyeye çıkarılmasında öncü olurken; diğer taraftan şimdiye kadar insanlar tarafından geleneksel yöntemlerle yapılan birçok işin otonom bir şekilde ve daha az kişi istihdam edilerek yapılabilmesini mümkün kılmaktadır. Bununla beraber, ekonomideki büyüme ek istihdamı getirmekte, işgücünün yeni yetenek ve beceriler kazanmasına yönelik strateji ve politikalar giderek daha fazla önem kazanmaktadır.

 

Ülkeler ve işletmeler arasındaki uçurumlar daha da derinleştirecek. Yaşam ve iş yapış biçimlerimiz değişecek. Dünyadaki mesleklerin %60-65’i önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde yok olacak. Yeni gelecek mesleklere uygun insan kaynağı yetiştiremezsek geniş kitlelere yayılmış işsizlik ve sosyal patlamalarla karşılaşabiliriz.

 

Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı sistemi ile beraber Dijital Dönüşüm Ofisi ve İnsan Kaynakları Ofisi’nin açılması önemli fırsat. Bürokrasiden uzak ve aksiyoner bir yaklaşımla cesur adımlar atılacağından kuşkumuz yok. Özellikle Bilişimciler ve BİLİŞİM GRUBU gibi yenilikçi ve dinamik yapıların karar alma ve çalışma süreçlerine dahil olması değişim ve gelişimin de önünü açacaktır.

 

Türkiye’nin 2023 yılı ihracat hedefi 500 milyar dolar. Şu an 160 milyar dolar seviyesinde. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar elde edemeyeceğimize göre üretim ve ihracatımızı kökten değiştirecek önlemler almamız şart. Bu hedefe ulaşmak için çok çalışmalı ve katma değeri yüksek olan ürünlere odaklanmalıyız.

 

Tüm sektörlerde dijital dönüşümü sağlamış, kamuda ve özel sektörde kaliteyi artırmış bir Türkiye hedefliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi Dijital Türkiye’nin vaktinin geldiğine inanıyoruz. Dijital Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefimizin çok kritik unsuru olacağını düşünüyoruz.

 

Ekonomik gelişimin dışında kalmamak için kurumların ve şirketlerin dijital dönüşüm projelerini masraf kalemi olarak değil, geleceklerine olan yatırım olarak değerlendirmelerini öneriyoruz. Bu projeler; süreçlerinin hızlanması, maliyetlerin düşürülmesi, ihracatın artırılması, global pazarlara entegrasyon ile ekonomik fırsatları da beraberinde getirecek.

 

Bilişimciler ve BİLİŞİM GRUBU olarak Dijital Türkiye için çok önemli bazı hazırlıklar yapıyoruz. Bu çalışmaların detaylarını devlet büyüklerimizle istişare ettikten sonra kamuoyunun bilgisine sunacağız. Yapılacak çalışmaları merak eden Medyakafa’nın değerli okuyucuları için birkaç ufak ipucu vermek isterim. Şu an Üyelerimizin ve şirketlerinin çözümler ve hizmetler envanterini çıkarıyoruz. Dijital Türkiye’ye giden yolda ihtiyaç duyulabilecek belki de tüm teknolojileri planlamanın ötesine geçerek somut olarak ortaya koyacağız. Yine temsilcilerimizin ve üyelerimizin olduğu 40’ın üzerinde şehirde Dijital Türkiye’nin ihtiyacı olan insan kaynağını oluşturmak üzere kendi kaynaklarımızla, üniversite ve STK iş birliklerimizle eğiticinin eğitimini yapacak ekipler oluşturacağız. Yani yine planlamanın ötesine geçerek bizzat bu eğitimleri vereceğiz. Şimdilik bu kadar ipucunun yeterli olacağını düşünüyorum.

 

Continue Reading

Öne Çıkanlar