Buhar, elektrik, bilişim derken sanayinin çarklarını döndüren dördüncü viraja geldik. Endüstri 4.0 gibi havalı bir isimle anılan bu faz; organizasyonların sınırlarının ötesine geçip yepyeni bir değer zinciri oluşturmayı ve bu zincir boyunca nesneleri, insanları ve makineleri entegre edecek yeni teknolojilerin kullanılmasını amaçlıyor. Bu teknolojileri yaratacak kişilerde bulunması gereken yaratıcılık ve analitik kabiliyetler nasıl gelişecek? Yepyeni bir döneme girerken ihtiyaçları doğru tespit edip doğru yetenekleri organizasyonlarımıza gelmeye ikna edebilecek miyiz? Ve daha da önemlisi, Endüstri 4.0 deyince insan kaynakları açısından hangi teknolojileri ve ötesini düşünmeliyiz?

İşgücünü iyileştirmek için teknolojiye güvenin. Bugün insan kaynakları, geçerliği dünya çapında kabul edilmiş kimi testlere ve İK yöneticilerinin içgörülerine göre zenginleşirken Endüstri 4.0 döneminin potansiyel adaylar için yapacağı analizler çok daha derin ve çok yönlü olacağa benziyor. Zira ilk aşamada yapılan özgeçmiş analizlerine yapay zeka sayesinde eklenecek olan nörolinguistik süreçler ve olasılık hesapları, organizasyonlar için daha faydalı bireylerin engin bir aday okyanusu içinde tespit edilmesine yardımcı olacak. Bunun yanı sıra, iş adaylarınözgeçmişini analiz etmekle de bitmiyor. Adayların taşıması gereken nitelikleri de dikkatle incelemek gerekiyor. Yeni nesil analizlerin gözden kaçırmaması gereken becerilerin başında yaratıcılık geliyor. Bugüne kadar uygulanagelmiş yöntemlerin, işbirliklerinin, süreçlerin ötesini görebilecek bir vizyon, yapay zeka analizlerinin ötesinde, insan kaynakları yetkililerinin özenle araması gereken bir konu olarak öne çıkıyor.

İletişimde geleneksel yöntemlerin yanına teknolojiyi ekleyin.Evet, değerlendirmeciler yüz yüze görüşmelerde içgörüleri edinme konusunda daha zengin bir kaynak sahibi olsalar da bu kaynağın yanına teknolojiyle elde edebileceğiniz veriler eklemek işinize yarayacaktır. Özellikle sanal gerçeklik gözlükleriyle yapabileceğiniz görüşmeler, karşılıklı görüşmeleri aratmayacaktır. Doğru adayı bulma sürecinde zaman maliyetini azaltmak için video görüşmelere daha fazla zaman ayırmanız da doğru bir adım olacaktır zira yüz tanıma, mimik okuma ve ses analizi gibi bilim kurgu filmlerinden fırlama teknolojiler size yardımcı olacak. Adayların heyecan seviyelerini, soğukkanlılıklarını, özgüvenlerini, endişelerini ve kaygılarını, yani diyalogun perde arkasındaki duyguları tespit etmenizde size yardımcı olabilecek teknolojileri benimsemekte gecikmezseniz, doğru adayları şirketinize o kadar hızlı kazandırabilirsiniz.

İşe alımdan sonrası için yeni süreçler geliştirin.Organizasyona en üst pozisyonda giren kişilerin dahi şirket değerlerine, süreçlerine, kültürüne ve diğer çalışanlara alışmak için belli bir süre geçirmesi gerekir. Organizasyona yeni katılan yeteneklere dair verilerin analiz edilmesi sayesinde her bir bireye uygun bir öğrenme ve eğitim süreci kurgulanarak şirket içinde verimlilik artırılacaktır. Hizmetlerin ve ürünlerin kişiselleştirilmesi konusunda harcanan bunca emeğin şirket içi süreçlere sıçraması kaçınılmaz bir durum. Son derece seçkin yetenekleri şirkete kazandırdıktan sonra onlara kendilerini değerli hissettirecek, çalışma hayatlarını kolaylaştıracak, verimliliklerini artıracak ve adaptasyonlarını kolaylaştıracak özel kurgular, şirkete olan bağlılığın kısa sürede yüksek seviyelere çıkmasına da katkıda bulunacaktır.

Endüstri 4.0 ile elde edilecek fırsatlar elbette bunlarla sınırlı değil. Ancak insan kaynaklarının geleceği için bu teknolojileri de kapsayan bir İK stratejisi kurgulanması gerektiğinin göz ardı edilmemesi gerekiyor. Zira rakip şirketler tüm yetenekleri organizasyonlarına dahil etmeyi başardıktan sonra ancak “geride kalanların” en iyilerini yanınıza çekebilirsiniz ki bu da sizi asla zirveye taşımaya yetmez.