Connect with us

Türkiye

Akar ve Güler Özel Celsede İfade Verdi…

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, 15 Temmuz günü Genelkurmay’ın işgal edilmesine ilişkin davada özel açılan ara celsede ifade verdi.

MedyaKafa

Published

on

Akar ve Güler özel celsede ifade verdi… Akın Öztürk yalvardı

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, 15 Temmuz günü Genelkurmay’ın işgal edilmesine ilişkin davada özel açılan ara celsede ifade verdi. Mahkeme, Akar’a 9 kritik soru yöneltti. Darbeciler tarafından derdest edilmesi sırasında panik butonu kullanıp kullanmadığı sorusunu Akar, “Şahsımla ilgili kaygı taşımadığım gibi kendimi korumaya yönelik bir girişimim olmamıştır” diye yanıtladı.

ANKARA 17. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Güler’in de bulunduğu müştekilere tanık olarak dinlenebilmeleri için davetiye yollamıştı. Akar, mazeret bildirerek duruşmaya katılmazken, Güler mahkemeye bildirimde bulunmamıştı. Mahkeme 2 – 13 Nisan arasında yeni bir duruşma takvimi belirlemişti.

İŞ YOĞUNLUĞU GEREKÇESİ
Akar ve Güler’in avukatı, müvekkillerinin iş yoğunluğu nedeniyle 2 Nisan’da yapılacak duruşmaya katılamayacaklarını belirterek, 22 Mart’ta ifade vermek için mahkemeye başvurdu. Talebi kabul eden mahkeme, sanık avukatlarına haber vermeden Akar ve Güler için ara celse açarak, ifadelerini aldı. Duruşmada Akar, Güler ve avukatı hazır bulundu. Güler, duruşmada 15 Temmuz günü yaşadıklarını anlattı. Mahkeme heyeti Güler’e ‘İzmir Casusluk’ davasıyla ilgili bir soru yöneltti. Duruşmada ‘katılan’ olarak ifade veren Akar ise sözlerine başlarken, “Ben bu hususta Cumhuriyet savcısına 18 Temmuz’da başlayıp 19 Temmuz 2016 tarihinde biten 6 sayfadan ibaret imzalı ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. O ifadem geçerlidir. Sanıklardan şikâyetçiyim, cezalandırılmalarını istiyorum” dedi. Mahkeme Başkanı Oğuz Dik, Akar’a dokuz soru yöneltti. Sorular ve Akar’ın yanıtları özetle şöyle:

YANINDAKİLER FETÖ’CÜ İDDİASI
1-) (Kışlalardan çıkılmaması talimatı verilmemesi iddiası) Tarafıma ulaşan ihbarın mahiyetine göre tüm tedbirleri alınmış, ihbarın değerlendirilip gerekli tedbirlerin alınmaya başladığı saat itibarıyla kışladaki askeri personel mesaiden ayrılmış ve sadece nöbetçi personel kışlada bulunmaktaydı. Dolayısıyla ihbarın mahiyetine göre önlemlerin alınmasına başlandığı saat itibarıyla kışladan ayrılmaması şeklinde bir talimatın verilmesine gerek görülmediği gibi böyle bir talimatın da pratikte bir yararı olmayacağı izahtan varestedir.

2-) (Genelkurmay Başkanı’nın yanında görev yapanların FETÖ’cü çıktığı iddiası) FETÖ’nün TSK yapılanmasındaki hususiyetleri özellikle gizlilik konusunda kullandığı yöntemler dikkate alındığında FETÖ mensubu olan TSK personelinin teşhisi ve tespiti her zaman mümkün olmamıştır. Maiyetimde FETÖ’cü olduğu bilinerek herhangi bir personel istihdam edilmediği gibi istihdamına da müsaade edilmemiştir. Bu hain terör örgütü yapılanması içinde olan ve şahsıma, milletime, silah arkadaşlarıma, emniyet mensubu kardeşlerime, devletin kurumlarına, Türk tarihi ve medeniyetimize bu derece zarar veren her bir kişiden ayrı ayrı şikâyetçiyim.

3-) (Derdest edilmesi esnasında panik butonunu kullanıp kullanmadığı) 15 Temmuz kanlı darbe girişimi sadece şahsıma değil esas itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti devletine, hükümetine ve milletimize karşı yapılmıştır. Bu girişimi öğrendiğim ilk andan itibaren ülkemi ve milletimi düşünmek dışında herhangi bir düşünceyi aklımdan bile geçirmedim. Tüm mesaimi ve enerjimi kanlı darbe girişimini sonlandırmak için kullandım. Bu süreçte şahsımla ilgili herhangi bir kaygı taşımadığım gibi kendimi korumaya yönelik herhangi bir düşüncem ve girişimim olmamıştır.

4-) (Darbe girişimi sırasında Türk hava sahasının tamamının kapatılmadığı iddiası) Tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde hava sahasının kapatılması ile ilgili emir 18.30’da verilmiş ve 19.06’da bahse konu emir ilgili şahıs ve kuvvet harekât merkezilerine ulaşmış, 19.26 itibarıyla tüm hava araçları için işlemler tamamlanmıştır. Bu husus kayıtlarda mevcuttur.

ATAMAYI NET HATIRLAMIYORUM
5-) (7. Kolordu Komutanı olarak görev yaparken 16 Temmuz sabahı 2. Ordu Komutanlığı’na vekâleten atanan daha sonra darbe suçundan ceza alan İbrahim Yılmaz’ın atanması) 16 Temmuz günü Başbakanlığa intikalimden sonra ülke genelinde devam eden karışıklığın sonlandırılması ile ilgili birçok telefon görüşmesi yaptım. Bu yoğun görüşme ve çalışmalar esnasında neyin ne olduğunun belli olmadığı, sıkıyönetim listeleri dahil hiçbir liste ve belgeyi görmediğim bir ortamda atamayla ilgili bana telefonla böyle bir teklifin gelip gelmediğini net olarak hatırlamıyorum.

6-) (Akın Öztürk’ü darbe gecesi Akıncı Hava Üssü’ne çağırıp çağırmadığı, darbenin başına geçmesi konusunda kendisini iknaya çalışıp çalışmadığı, Öztürk’e darbecilerin ikna edilmesi konusunda bir talimatı olup olmadığı) Savcılık ifademde belirttiğime ilave edeceğim herhangi bir husus yoktur.

7-) (Sanık Mehmet Dişli’nin o gün planlı bir sunumu olduğu ve darbeye ilişkin söylemi elindeki kartlardan okuduğu, uçak ve silah sesleri gelince komutanın güvenli bir yere alınmasını önerdiği ve komutanla darbe girişimi daha fazla büyümeden planlama yaptıkları yönündeki iddialar) Savcılık ifademde de TBMM Araştırma Komisyonu Başkanlığı’na 29 Mayıs 2017 tarihinde verdiğim cevaplarda belirttiklerime ilave edeceğim bir husus bulunmamaktadır.

😎 (Akar’ın derdest edilmesi sırasında dönemin Genelkurmay Başkanlığı emir subayı yardımcısı Serdar Tekin’in, emir subayı yarbay Levent Türkkan’a ‘Komutanım ne yapıyorsunuz” dediği, Türkkan’ın da ‘Çekil, bak sana sıkarım’ ifadesini kullandığı iddiası) Savcılık ifademde belirttiklerimin haricinde Serdar Tekin ve Levent Türkkan hakkında geçen bir konuşma hatırlamıyorum.

9-) (FETÖ’cü olmakla suçlanan Hüseyin Hakan Öcal’a 2016 yılı haziran ayında ‘Ramazan, ağustos ayında ayrılıyor. Seni Genelkurmay Özel Kalem Müdürlüğü’ne atıyorum’ dediği ve kendisini derdest eden ekipte yer alan Ahmet Yıldız’ı ismen Genelkurmay Özel Kalemi’ne atadığı iddiası) TSK’daki atama esas ve usulleri dikkate alındığında böyle bir uygulama mümkün değildir.”

SAVCILIKTA NE DEDİ?
Bir ara Akın Öztürk yanıma geldi, üzerinde tişört ve pantolon vardı. Yanında eşi olduğu şekilde Kara Kuvvetleri Komutanı’yla İzmir’den geldiğini, lojmanda oturan kızının evindeyken Abidin Ünal’ın aramasıyla üsten birilerinin uçaklar kaldırdığını ve bu hususa göz kulak olması gerektiğini belirttiği için geldiğini anlattı.

Muhtemelen saat 21.00’ e doğru arkam kapıya dönük şekilde toplantı masasında çalışırken kapı çaldı. Mehmet Dişli’nin geldiğini gördüm. ‘Komutanım operasyon başlıyor, herkesi alacağız, taburlar, tugaylar yola çıktı’ gibi şeyler söyledi. Hiddetle ‘Ne diyorsun ulan sen, manyak mısın, sakın ha’ diye bağırdım. Hiddetli karşı çıkmama rağmen sinirlerine hâkim olmaya çalışıyordu ve sakin görünerek ‘Komutanım bu iş bitti ve herkes yola çıktı’ anlamında şeyler söylüyordu.

(Eski emir subayı yardımcısı Serdar Tekin’in iddiaları) Bir ara Dişli, dışarıya doğru hareketlendi, gayri ihtiyari yönümü kapıya döndüğümde Serdar yüzbaşı, Abdullah astsubay ve Levent yarbayı gördüm. Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan olduğunu değerlendirdiğim personel dikkatimi çekti. Odaya girmeye kalkıştıklarını fark edince ayağa kalktım. Birisi beni iterek sandalyeye oturmamı sağladı ve başkası arkadan el havlusu tarzında bir şeyle ağzımı ve burnumu kapatarak nefes almamı engelledi. (…) Levent Türkkan’ın tabanca ile ‘komutanım sakin olun, vururum, sıkarım ‘ gibi şeyler söylediğini işittim. Bir iki adım atıp kendisine ‘Sık ulan’ diye bağırdım. (…) Bir müddet sonra lavaboya gitmek istediğimi söyledim. Benimle birlikte geldiklerini görünce terbiyesizler, ahlaksızlar diye bağırdım. Abdullah astsubay ve Serdar yüzbaşı hiç etrafımdan ayrılmıyorlardı. Sürekli gözetim altında tutuyorlardı.

AKIN ÖZTÜRK YALVARDI
KARA Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler de müşteki sıfatıyla verdiği ifadesinde, 15 Temmuz günü MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın, “Bir subayın MİT’e gelerek önemli şeylerden bahsettiğini, yardımcısını göndermek istediğini” söylediğini aktardı. Güler, “Bir süre sonra MİT Müsteşar Yardımcısı Sebahattin Bey geldi, bana bahsettiğim subayın anlattıklarının detaylarını iletti. Durumun hassasiyetine bianen Genelkurmay Başkanı’nın yanında durumu anlattım” dedi. Güler, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın Fidan’ı karargâha davet ettiğini, saat 18.15’te Fidan’ın karargâha geldiğini de anlatarak, “Makam odasının bitişiğinde bulunan çalışma odasına birlikte geçtik. MİT Müsteşarı durumu tekrar anlattı. Bu mevzunun daha büyük bir olayın parçası olabileceğini söyledi. Bu esnada, MİT Müsteşarı, Cumhurbaşkanımızın koruma müdürü Muhsin Bey’i aradı. Cumhurbaşkanı’nı istedi, arkasından da ‘Saldırı olursa yeterince personelin ve silahın var mı’ dedi. Karşıdan gelen cevabı duymadım” açıklamasını yaptı.

DİZLERİM KANIYORDU
Güler, Akar’ın darbe girişiminin önlenmesi için verdiği talimatları ve nasıl derdest edilerek Akıncı Hava Üssü’ne götürüldüğünü, savcılıktaki ifadesine benzer şekilde ayrıntılı olarak anlattı. Güler diğer ifadelerinden farklı olarak, Akıncı Hava Üssü’ne konulduğunda dizlerinin kanadığını fark ettiğini belirterek 16 Temmuz’da yaşadıklarını da özetle şöyle aktardı: “15.30 – 16.00 sıralarında evimi aradım. Konuttaki görevliye eşime iyi olduğumu söylemesini bildirdim. Arkadan Zekai Paşa’yı aramasını, konuştuğum telefon üzerinde yazılı olan telefon numarasını söyleyerek üç defa zilin çalmasına müteakip telefon açacağımı söylemesini istedim. Bir süre sonra telefon çaldı. Üçüncü çalmayı müteakip telefonu açtım. Arayan kişi Zekai Paşa idi. Kendisine durumu anlattım. Bulunduğum odayı anlasınlar diye oda pencerelerinden yere yakın olanı açık bırakacağımı söyledim. Saat 18.00 sıralarında Yıldırım Güvenç ile birlikte Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan bir ekip geldi, beni aldılar. Bu esnada Akın Öztürk yalvararak ‘Ben de sizinle geleyim’ dedi. 4 araçla Akıncı Üssü’nden ayrıldık, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan Akın Öztürk ile havacı general arkadaşları bıraktık.”

Hürriyet Gazetesi

Türkiye

‘15 Temmuz’un Objektifleri’ Antalya’da Seyirciyle Buluştu

MedyaKafa Basın

Published

on

Milletin şanlı direnişine şahitlik eden 107 habercinin tanıklığını anlatan, yapımcılığını ve yönetmenliğini gazeteci Ali Ekber’in üstlendiği “15 Temmuz’un Objektifleri” belgeseli, 55. Antalya Uluslararası Film Festivali’nde ilk kez seyirciyle buluştu. Atatürk Kültür Merkezi Perge Film Salonu’ndaki belgesel gösterimine, AK Parti İl Başkanı Ethem İbrahim Taş, AK Parti İl Başkan Yardımcıları Adnan Saraç ve Kasım Birol Yılgın, AK Parti Meclis Üyesi Ruhi Beşiktaş, AK Parti İl Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Sabuncuoğlu, AK Parti Aksu İlçe Kadın Kolları Başkanı Saide Karataş, AK Parti Kepez Kadın Kolları Başkanı Ferah Nur Önal’ın yanı sıra Antalya’daki STK’lar ve çok sayıda iş insanı katıldı. Gösterim sonunda Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel adına AK Parti Antalya Meclis Üyesi Ruhi Beşiktaş Ali Ekber Karaçam’a çiçek verdi.Salonda duygu yüklü anlar yaşanırken, izleyiciler gözyaşlarına hakim olamadı.

Gazeteci Ali Ekber Karaçam, 15 Temmuz’da yaşananları unutmamak ve unutturmamak adına Türkiye Haber Kameramanları Derneği ile işbirliği yaparak Türkiye’de ilk kez, 107 habercinin tanıklığına yer verdi. Kurgusu tam 480 gün süren, 1200 dakika kayıtlardan oluşan 90 dakikalık belgeselde onlarca basın mensubu 15 Temmuz gecesine ilişkin yaşadıklarını paylaştı. Karaçam, belgeseli 15 Temmuz’da şehit olan ünlü reklamcı Erol Olçok’a ithaf etti.

Continue Reading

Güncel

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.

MedyaKafa Basın

Published

on

15 TEMMUZ, TÜRK MİLLETİ’NİN DÜNYAYA VERDİĞİ BİR DEMOKRASİ DERSİDİR

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin yıldönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Türk Milleti’nin, devletin ve ülkenin birliğini bozacak hiçbir girişime müsaade etmeyeceğini, 15 Temmuz’daki şanlı duruşun, bunu tüm dünyaya gösterdiğini vurgulayan Kaan, açıklamasında şunları kaydetti:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin en kanlı saldırılarından biri olan 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi, ülkemizin tarihine kara bir leke olarak yazılmıştır.

FETÖ’nün organize ettiği bu kanlı saldırı, şanlı Türk Milleti’nin güçlü iradesiyle bertaraf edilmiş, eli kanlı FETÖ militanları hain emellerine ulaşamamıştır.

15 Temmuz gecesi milletimiz, hiçbir bahanenin ardına gizlenmeden, yaşlı, genç, kadın, erkek demeden darbecilerin karşısına çıkmış ve canı pahasına vatanını müdafaa etmiştir.

15 Temmuz Zaferi, Demokrasinin Teminatıdır

Darbelerin ve seçilmiş hükümetleri devirmeye yönelik her türlü girişimin, ülkeye ne denli büyük zararlar verdiğini, uzun yıllar boyunca kapanmayan yaralara sebep olduğunu en iyi bilen, en acı şekilde tecrübe eden ülkelerden biri Türkiye’dir.

Türk Milleti’nin 15 Temmuz gecesi azmiyle, inancıyla, kanıyla kazandığı demokrasi zaferi,yalnızca ülkemizde değil, tüm dünyada demokrasinin yaşaması için bir teminattır. Tüm ülkelerin bu zafere sahip çıkması, hiçbir inanca ve ideolojiye sığmayan bu kumpasa karşı tavır alması ve lanetlemesi gerekmektedir.

Ancak darbe girişimi ve ertesi, bizlere, bu kumpasın yalnızca FETÖ ile sınırlı olmadığını, birçok bileşeni olduğunu da açıkça gösterdi. Öyle ki, Batı’nın, medya organları üzerinden ve siyasetçilerin söylemleriyle demokrasi ve insanlık sınavından geçemediklerine şahit olduk.

“Güçlü Türkiye’yi Hep Birlikte İnşa Edeceğiz”

Dünyanın en yaygın ve etkin STK’sı olan MÜSİAD, her zaman ve her koşulda milli iradeden yana olmuş, onu zedeleyecek her girişimin karşısında durmuştur.

15 Temmuz Darbe Girişiminin ardından da tavrını net bir şekilde ortaya koyan MÜSİAD, hiç vakit kaybetmeden milletin ve devletin yanında yer aldığını açıklayarak,Türk Milleti’nin dik duruşunu, tüm dünyaya anlatmaya girişmiştir. Gittiğimiz her ülkede, memleketimizin birçok noktasında, demokrasinin lüks değil, zaruri olduğunu ve milli irade karşısında yükselen her harekete karşı durmak gerektiğini anlattık.

Darbe girişiminin, Türkiye’yi toplumsal olarak bölme ve ekonomik açıdan zora sokarak birtakım mecburiyetlere yöneltme gayreti olduğu aşikârdır. Bu anlamda tehlikeyi görerek ülkesine sahip çıkan milletimiz, bu, dünyayı kendine hayran bırakan birlik ve beraberliğiyle geleceğe daha güçlü yürümektedir.

Adeta bir “2. Kurtuluş Savaşı” olan 15 Temmuz’un izlerini ortadan kaldırarak fakat bu hainliği toplumsal hafızamıza da kazıyarak, geleceğimizi kuracağız. O kara gecede gördük ki, Türk Milleti, vatan söz konusu olduğunda hiçbir engeli tanımıyor, ezip geçiyor. Hedeflerimize, dünyanın en güçlü ülkelerinden biri olma tasavvurumuza da bu kararlılıkla ilerleyeceğiz.

Yıllar içinde emekle, azimle çalışarak kazandığımız başarılarımızın birkaç terörist ve onların destekçileri aracılığıyla yerle bir olmasına müsaade etmedik, etmeyeceğiz.

Bu vesileyle, 15 Temmuz’un ikinci yıldönümünde, Türkiye Cumhuriyeti yaşadığı sürece minnetle anılacak olan 15 Temmuz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimize bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.”

Continue Reading

Basın

Başakşehir Belediyesi’nden Milli Birlik ve Demokrasi Şöleni

MedyaKafa Basın

Published

on

Başakşehir Belediyesi’nden
Milli Birlik ve Demokrasi Şöleni

Başakşehir Belediyesi, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde düzenleyeceği bir dizi etkinlikle şehitlerimizi ve gazilerimizi anacak

Başakşehir Belediyesi, hain darbe girişiminin ikinci yıl dönümünde 15 Temmuz’un unutulmaması ve unutturulmaması adına “Milli Birlik ve Demokrasi Şöleni” adıyla “15 Temmuz Şehitleri ve Gazileri Anma Programı” düzenleyecek.

15 Temmuz günü ilçede başlayacak anma etkinlikleri, 16 Temmuz sabahı sona erecek. İlk olarak Başak Pazar önünde 15 Temmuz sergisi açılacak ve gün boyu devam edecek. Ardından Başakşehir ilçe protokolü kabir ziyaretleri gerçekleştirecek. Şehit Haki Aras’ın ve Şehit Komiser Yardımcısı Erdem Özçelik’in kabirleri başında dua edilecek.

Direnişi simgeleyen 15 Temmuz Şehitleri Anıtı

Başakşehir Belediyesi, 15 Temmuz 2016’da FETÖ mensuplarının hain darbe girişiminde şehit olan 251 kahramanın ismini “15 Temmuz Şehitler Anıtı” ile ölümsüzleştirdi. Sular Vadisi Vadi Center önünde buluşan Başakşehirliler, ellerinde Türk bayrakları ve meşaleler ile anıtın yapılacağı Sular Vadisi girişine kadar marşlar eşliğinde yürüyecek.

Direnişi simgeleyen bir yapıya sahip olan 15 Temmuz Şehitler Anıtı saat 21.30’da törenle açılacak. Açılış, Başakşehir Müftü Vekili Hızır Taşbaş’ın duaları ile yapılacak. Açılıştan sonra Fatih Terim Stadyumu otoparkında kurulan sahnede 22:00’da başlayacak ana programa geçilecek. Program; Tunahan Camii İmamı Süleyman Özer’in Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayacak. Protokol ve konukların konuşmalarının ardından 15 Temmuz videoları ve marşlar ile sona erecek.

Continue Reading

Öne Çıkanlar