Bizimle iletişime geçin

Teknoloji

Facebook Kullanıcılarından Özür Diledi

Facebook’un kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg, kişisel bilgilerin kullanılması nedeniyle kullanıcılarından özür diledi.

MedyaKafa

Tarih:

|

Zuckerberg, yaşanan güvenlik krizi sebebiyle İngiliz gazetelerinde özür mesajı yayınladı.
Zuckerberg yayınladığı mesajda “Üniversitedeki bir araştırmacının hazırladığı ve 2014’te milyonlarca insanın Facebook bilgilerinin çalınmasına sebep olan test uygulamasını duymuşsunuzdur. Bu bir güven ihlaliydi ve bununla ilgili daha çok şey yapamadığım için üzgünüm. Böyle bir olayın bir daha yaşanmaması için önlemler alıyoruz. Bu uygulama gibi, kullanıcılardan çok fazla kişisel veri talep eden durdurduk ve kullanıcılardan bilgi isteyen uygulamalara da sınır koyduk” dedi.
Geçtiğimiz günlerde, ABD Başkanı Donald Trump ile işbirliği yapan İngiliz şirketi Cambridge Analytica’nın kampanya sırasında 50 milyon Facebook kullanıcısının verilerini yasadışı olarak aldığı ortaya çıkmıştı. Bu durumun ortaya çıkmasından sonra internet kullanıcıları arasında ‘Facebook’u sil’ adlı bir kampanya başlamış, yüz binlerce insan Facebook hesaplarını silmiş ve bu sebeple Facebook büyük bir oranda zarara uğramıştı.

Reklam
Yorum yapmak için tıkla

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Teknoloji

E-Sporcuların Gizli Dünyası

10 binler lira maaş alıyorlar… Üstelik SGK’ları da yatıyor! E-Sporcuların gizli dünyası

MedyaKafa

Tarih:

|

Yayınlayan:

Anne-babalarının “Kalk artık bilgisayarın başından” diye azarladığı çocukların bir kısmı artık ayda 10 binlerce lira maaş alan profesyonel e-sporcular. Günde 12 saat bilgisayar oynayan e-sporcuların disiplinli ama farklı bir dünyası var.

E-spor, bilgisayar oyunlarının profesyonel ligde oynanmasına verilen isim. Bu liglerde yarışan, tam zamanlı profesyonel oyuncular ise e-sporcular. Oyuncuların hayatları ve kazandıkları paralar albenili olsa da, günde 12 saatlik disiplinli bir antrenman programları var. Dünya Kupası’nda mücadele eden 4 Türk ve 1 Koreli’den oluşan BAU Supermassive takımı, kamp kapılarını Hürriyet’e açtı.

Yaşları 20-24 arasında değişen oyuncular Ataşehir’deki bir gökdelendeki “oyun evinde” yaşıyor. İlk bakışta dağınık bir öğrenci evini andıran bu ev, ekibin neredeyse tüm günlerini geçirdiği yer. Oyunculara, takım sorumlusu Kaan Yılmazoğlu, aşçı Ülker İlli ve evin kedileri, Gray , Yen ve Tai-chi eşlik ediyor. Oyuncular, günlerini sabah 11.00’den akşam 23.00’e kadar yarış arabasını andıran oyuncu koltuklarında geçiriyor. Odada klavye ve mouse sesi hiç eksik olmuyor. Kahvaltıdan sonra, akşamüstü saat 16.00’ya kadar yan yana dizilerek bireysel antrenmanlarını yapıyorlar. Bireysel antrenmandan sonra bir de grup antrenmanı yapılıyor. Koç hepsinin ekranını görecek şekilde oturuyor ve bilgisayarından da ekranları takip ediyor.

SGK’LARI DA ÖDENİYOR
Oyun sonrasında oyuncuların hareketleri televizyona yansıtılarak üzerine konuşuluyor. Takım, lig zamanı haftada 1 gün izinli ama yazları 3 ay kadar tatilleri var. Genelde boş günlerde bile evde kalan takım, çoğu zaman beraber yemeğe gidiyor. Sporla pek araları olmayan e-sporcuların SGK’ları var ama hiçbir yerde iş tanımları yok.

KOÇ KORELİ
Koreli Koç Heo “Irean” Yeong-cheol (30), yedi yıl önce hiç sevmediği genetik mühendisliğini bırakarak e-sporcu olmuş. İlk teklifi ailesi yüzünden reddeden koç, 6 ay sonra ikinci teklifte ağabeyiyle beraber ailesini ikna etmiş. Yeong-cheol, oyunculuktan koçluğa geçiş yaparak Vietnam, Çin ve Almanya’ya gittikten sonra Türkiye’de çalışmaya başlamış. “Koreli oyuncular eğer profesyonel olacaksam gençlik hayatımı bırakacağım diyorlar. Sabah üçe, dörde kadar çalışıyorlar, sadece 5-6 saat uyuyorlar” diyor. Türk oyuncular ise bu programı çok yoğun buluyor.

ŞAMPİYON OLACAĞIZ
Lee “GBM” Chang-seok (23) oyun oynarken ciddi ama masadan kalkınca sempatik ve neşeli bir oyuncu. Kore liginden Dünya Şampiyonası’na zor gideceğini anlayan Chang-seok, stratejik bir kararla şampiyon olmak için Türkiye’ye gelmiş. “Burada çok mutluyum” diyen Chang-seok, “Bu takımla, bu koçla şampiyon olabileceğimizi düşünüyorum” diyor. Burada Türkçe dersleri de alan Chang-seok, yakında Türkçe’yi sökeceğe benziyor.

ANNEM FİŞİMİ ÇEKİYORDU
Asım Cihat “FabFabulus” Karakaya (22) ağabeyi sayesinde bilgisayar oyunu oynamaya başlamış. Lisedeyken geceleri gizlice kalkıp bilgisayar oynadığını anlatan Karakaya, “Annem kızıyordu ama yapacak bir şey yoktu. Arada fişimi falan çekiyordu” diyor. 16 yaşında ilk turnuvasına ağabeyinin gözetiminde katılan Karakaya, şimdilerde ailesinden tam destek almış: “Artık annem babam bile oyunları anlıyor, yorum yapıyorlar.”

Berkay “Zeitnot” Aşıkuzun’un (24) ailesi de başlarda oğullarının derslerini önemsemesini ve profesyonel olarak oynadığı satranca yoğunlaşmasını istemiş. 20 yaşında e-sporculuğa başlayan Aşıkuzun, kazandığı galibiyetleri, uzun yaz tatilini ve aldığı maaşı seviyor. Ama ona göre oyunculuk bazen çok stresli olabiliyor: “Ne kadar çok kazanmak isterseniz çektiğiniz acı, kaybettiğinizdeki his o kadar artıyor.”

YATIRIM İÇİN PARA BİRİKTİRİYOR
Furkan “Stomaged” Güngör (21) de Karakaya gibi üç ağabeyi sayesinde bilgisayar oyunlarıyla tanışmış. “Küçüklüğümden beri derslerime çok çalışmadım. Ailem de bunun farkındaydı. E-sporun geliştiğini görünce, izin verdiler” diyor. E-sporun çok meşakkatli, zor ve zaman gerektiren bir iş olduğunu aktaran Güngör, 5 yıl daha e-sporculuğa devam edip, sonrasında ağabeyinin bilgisayar oyunu şirketine yatırım yapmayı düşündüğünü anlattı.

YEMEKLER ÜLKER ABLADAN
Evin ev gibi hissettiren tek kısmı mutfak denebilir. Bu da, hafta içi takıma hem yaptığı yemeklerle hem de güler yüzüyle enerji veren Ülker İlli sayesinde gerçekleşmiş. Takımın “Ülker ablası” işe ilk başladığında ekibin tam olarak ne yaptığını anlayamamış. İlli, oyuncular hakkında bilgiyi 18 yaşındaki oğlundan alıyor: “Çocukların isimlerini söylediğim zaman, ‘Anne, ben onlara bayılıyorum, onlar müthişler’ dedi.”

İlli oyuna o kadar merak sarmış ki evde oynamayı bile denemiş ama zor olduğu için izlemekle yetinmiş. İngilizce bilmeyen İlli, Korelilere ‘ellerine sağlık’ ve ‘abla’ demeyi öğretmiş. Kore mutfağından yemekler bile yapıyor: “Korelilerin yemeklerinde çok soğan var. Asım soğanı hiç sevmez. Mecburen bir çeşidini Türk yaptıysam, bir çeşidini Koreli yapıyorum.”

Hürriyet Gazetesi

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Blockchain yerli yazılımcıların gündeminde

MedyaKafa Basın

Tarih:

|

Yayınlayan:

2017 yılının sonunda tarihi bir rekor kıran “bitcoin” borsaları, Blockchain teknolojisinin popülaritesinin artmasına neden oldu. Konuyla ilgili gelişmeleri yerli ERP üreticileri olarak yakından takip ettiklerini belirten CPM Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut, halihazırda CPM ERP yazılımlarında kullanılan “mirror” yani ayna adı verilen alanın bütün verileri tuttuğunu ve Blokchain teknolojisinde olduğu gibi silinmediğini belirtti.

Yakın gelecekte birçok kurum ve kuruluşun Blockchain ile birlikte dönüşerek dijitalleşeceği tüm ülkelerin teknoloji gündeminde. Yerli ERP üreticilerinin yakından takip ettiği Blockchain sayesinde gelecekte firmaların finansal hareketleri için bankalara ihtiyaç duymayacağını belirten Recep Palamut, bu işlemlerin Blockchain teknolojisi ile entegre çalışacak ERP sistemleri üzerinden gerçekleştirilebileceğini söylüyor. CPM Yazılım’ın ürettiği ERP programlarının alt yapısının Blockchain entegrasyonuna uygun olduğunu aktaran Palamut; “Bundan yıllar önce QR kod olarak tanımlanan sistem bir teknoloji devrimiydi. Şu an ise Blockchain bu teknolojinin yerini aldı. Biz yerli bir ERP firması olarak bu teknolojiyi çok yakından takip ediyoruz. Çeyrek asır önce üretilen ürünlerimizi her geçen yıl yeni teknolojilerle geliştiriyoruz. Buradaki en önemli husus bizim seneler önce ortaya koyduğumuz ürünlerin bugün Blockchain gibi devrin en yeni teknolojilerine altyapısal olarak uyumluluğudur. Bu sayede ERP sistemimizi kullanan müşterilerimiz bu alt yapı ie birlikte günümüzün teknolojisiyle uyumlu olarak çalışabiliyor” dedi.

Türkiye yerli yazılımın gücüyle Blockchain teknolojisinde söz sahibi bir ülke olabilir

CPM ERP’nin Blockchain teknolojisine uygun olduğunu vurgulayan Palamut; “Günümüzde popüler olan kripto para birimleri 7’den 70’e herkesin algısını değiştirdi. Fakat biz bunun sadece yeni bir başlangıç olduğu düşüncesindeyiz. Önümüzdeki dönemde bu dönüşümün çok daha farklı detaylarıyla karşılaşacağız. Blockchain’in perakendeden otomotive, sağlıktan eğitime ve kamuda kullanılan ERP sistemlerine getireceği bu dönüşüm kurumların şeffaf ve hızlı ilerlemesine olanak sağlayacak. Bu konudaki hızlı entegrasyon ve yerli yazılımcıların gücü, Türkiye’yi Blockchain teknolojisinde söz sahibi bir ülke konuma getirebilir” dedi.

Blockchain, verilerin bozulmadığı her satırı kriptografiyle güvence altına alan, açık ve dağınık bir sistem olarak tabir ediliyor. CPM ERP’nin de bu mantıkla hizmet verdiğinin altını önemle çizen Palamut; “Bugün bizim sistemlerimizde mirror yani ayna dediğimiz bir alan bulunuyor. Bütün veriler orada tutuluyor ve Blockchain teknolojisinde olduğu gibi oradan kesinlikle silinmiyor. Bu verileri güvenle saklama metodumuz bizim yıllar öncesinde hayata geçirdiğimiz bir konu. Öngörüleri kuvvetli ve alanında deneyimli çalışanlarımızla her geçen gün yeni teknolojileri sistemlerimize entegre ediyoruz ve müşterilerimizi son teknoloji ile buluşturuyoruz” dedi.

Okumaya Devam Et

Teknoloji

Toplu Taşımada Temassız Mastercard ile Adana artık “Akıllı Şehir 01”

MedyaKafa Basın

Tarih:

|

Yayınlayan:

Ödeme teknolojileri devi Mastercard’ın akıllı şehirlere yönelik geliştirdiği çözümlerden “Temassız Mastercard Toplu Taşıma” uygulaması, Türkiye’de, Mersin, Kocaeli, Muğla ve Gaziantep’ten sonra şimdi de Adana’da hayata geçirildi. Adana’da yaşayanlar veya ziyarete gelen turistler artık Mastercard’ın güvenli altyapısıyla, temassız özelliği taşıyan banka kartı, kredi kartı veya cep telefonlarını toplu taşımada ödeme işlemi için kullanabilecek.

“Akıllı Şehirler”de teknoloji, vatandaşların yaşam kalitesini artırmaya destek olacak bir araç olarak kullanılıyor. Bu araçlar arasında şehir kontrol merkezleri, akıllı şebekeler ve kendi kendini yöneten araçlar gibi pahalı donanım çözümlerinin yanı sıra; akıllı telefon uygulamaları, vatandaşların fikirlerini içeren çoklu kaynaklı çevrimiçi platformlar ve düşük maliyetli çevresel sensörler gibi akıllı teknolojilerden faydalanılıyor. Ödeme teknolojileri öncüsü Mastercard’ın Akıllı Şehirlere yönelik geliştirdiği çözümler arasında yer alan ve dünyanın önemli kozmopolit şehirlerinde kullanılan Temassız Mastercard Toplu Taşıma uygulaması, Türkiye’de Mersin, Kocaeli, Muğla ve Gaziantep’in ardından Adana ilimizde hayata geçirildi. Artık Adana sakinleri ve ziyaretçileri, Mastercard’ın güvenli altyapısıyla temassız özelliği taşıyan banka kartı, kredi kartı veya cep telefonlarını, toplu taşımada ödeme işlemi için kullanılabilecekler. Böylece, dünya genelindeki sayılı Akıllı Şehirler arasına dahil olan Adana’da toplu taşıma ödemeleri, daha basit, hızlı ve güvenli şekilde yapılabilecek.

Mastercard’ın, Londra, Şikago, St. Petersburg, Kiev, Bükreş gibi dünyanın önde gelen kozmopolit şehirlerinde sunduğu bu uygulamanın Türkiye’de de yaygınlaşmasıyla, toplu taşıma araçlarını kullananlar, artık bozuk para ya da biletle uğraşmadan, ‘Temassız Mastercard’ kredi ve banka kartlarını veya cep telefonlarını bilet okuyucusuna yaklaştırarak ödemelerini yapabiliyorlar.

Mastercard, Akıllı Şehirlere yönelik sunduğu çözümlerle aynı kartla otobüs, metro, tramvay, vapur gibi tüm toplu ulaşım araçlarında, taksilerde, otoparklarda ve ücretli yollardaki gişelerde ödeme imkanı sunuyor. Türkiye’de Mersin, Kocaeli, Muğla, Gaziantep ve şimdi de Adana’da başlayan Akıllı Şehirler sürecinin hem diğer şehirlere yaygınlaştırılması hem de taksi, otopark ve gişe ödemelerine kadar genişletilmesi planlanıyor.

Bu uygulama sayesinde kullanıcılar yoğun şehir yaşantısı içinde ulaşım kartlarına dolum yapmak için vakit harcamıyor, kayıp ya da çalıntı durumunda para kaybetme riski de yaşamıyorlar. Bu sistemin bir diğer avantajı da seyahat severlerin, hangi şehre giderlerse gitsinler gittikleri şehirdeki kart sistemine yabancılık çekmeden, ceplerindeki kartı ulaşımda kullanabilmeleri.

Çağlayan: “Amacımız, nakitsiz toplum ve daha akıllı şehirler…”

Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Yiğit Çağlayan, düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Mastercard olarak nakitsiz toplum hedefiyle çalışırken teknolojiyi bir araç olarak kullanarak insanlara daha pratik, daha akıllı, daha güvenli çözümler sunuyoruz. Dolayısıyla, teknolojinin hayatı kolaylaştırmak ve yaşam kalitesini artırmak üzere kullanıldığı Akıllı Şehirleri yürekten destekliyoruz. Bu anlamda biz de şehir hayatını ‘paha biçilemez’ bir deneyim haline getirecek çözümler sunuyoruz. Bu ve benzeri yenilikçi, güvenli ödeme teknolojilerinin Türkiye’de yaygınlaşmasından, vatandaşlarımızın dünyadaki büyük şehirlerle eşzamanlı olarak inovatif ürünleri deneyimlemesinden, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin dünya şehirleri ile anılmasından memnuniyet duyuyoruz. Hedefimiz, temassız uygulamasını, dünyanın diğer Akıllı Şehirlerinde olduğu gibi, taksilere, otoparklara, otoban gişelerine, hatta müzelere kadar yaygınlaştırmak. Her şey gibi ödeme sistemleri de dijitalleşiyor. Adım adım nakitsiz bir topluma yaklaşıyoruz. Bu bağlamda, en öncelikli konumuz dijital ödemeler. Bugün Türkiye’de alışverişin sadece yüzde 40’ı kartlarla yapılıyor. Halen nakitle işlem yapan yüzde 60’ın finansal sisteme dahil olması ise ancak dijital yolla mümkün olacak.” dedi.

“Herkes için kazanç söz konusu”

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü “Adana Büyükşehir Belediyesi olarak, ülke büyümesine olumlu katkı sağlayacak her türlü uygulamanın destekçisiyiz. Mart ayının 15’ine kadar Adana’da kart kabul etmeyen toplu taşıma aracımız kalmayacak. Böylece, hem ulaşımın geliri artacak, hem belediye kaynaklarını daha etkin şekilde kullanacak, hem de vatandaşlarımız kart, bilet veya nakit aramak zorunda kalmadan toplu taşıma araçlarından rahatça faydalanabilecekler. Yani herkes için kazanç söz konusu” şeklinde konuştu.

Kentkart Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Burak Peksoy ise, “Adana’da, temassız özellikli banka kartları aracılığıyla 1.500 araçta ve tüm raylı sistem ağında, yolcularımız temassız kredi kartlarıyla tüm bu noktalardan güvenli bir şekilde yararlanmaya başlamışlardır. Kentkart’ın Akıllı Ulaşım Sistemlerinin geleceğine yön vermek misyonuyla sürdürdüğü projeleri, Türkiye’den başka Macaristan, Polonya, Sırbistan, Azerbaycan, Katar, Pakistan, Ürdün ve Arabistan gibi önemli ülkelerde de uygulanmaktadır.” dedi.

Dünyanın önde gelen birçok şehrinde tren, otobüs, vapur, bisiklet gibi toplu ulaşım araçlarının ödemelerinin yanı sıra otopark, müze girişi gibi diğer kamu alanlarında da kullanımı yaygınlaşan bu akıllı sistem, devletlerin de tek bir sisteme yatırım yaparak daha verimli çalışmasına ve tasarruf etmesine olanak sağlıyor. Ayrıca kayıt dışı ekonominin küçültülmesi, vergi kaybının engellenmesi, nakdin bankalara taşınma maliyetlerinin düşürülmesine kadar pek çok alanda da avantaj sunuyor.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar