Connect with us

Kültür & Sanat

Nuray Hafiftaş Hayatını Kaybetti

Sanatçı Nuray Hafiftaş, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

MedyaKafa

Published

on

Nuray Hafiftaş

Ünlü Türk Halk Müziği sanatçısı Nuray Hafiftaş, Pendik’te tedavi gördüğü özel hastanede hayatını kaybetti. Hafiftaş’ın vefat haberini duyan çok sayıda sanatçı arkadaşı hastaneye akın etti.

Türk Halk Müziğinin güçlü sesi Nuray Hafiftaş’tan acı haber geldi. Sanatçı Hafiftaş’ın yaklaşık 2 aydır hastanede tedavi gördüğünü belirten hastanenin genel müdür yardımcısı Uzman Doktor Göksel Bahadır, yapılan tüm müdahalelere rağmen sanatçıyı kurtamadıklarını söyledi. Acı haberin ardından Müşerref Akay, Kubat ve Edip Akbayram’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı hastaneye akın etti.

CENAZESİ YARIN

8 Ağustos 1964’te Ardahan’da dünyaya gelen Azeri kökenli sanatçı, 53 yaşındaydı. Sanatçı yarın Çatalca’da ikindi namazının ardından defnedilecek.

“HAYATIM BİR ANDA TEPE TAKLAK OLDU”

Sanatçı Nuray Hafiftaş  zor bir dönemden geçtiğini belirterek şunları söylemişti: “Hayatım bir anda tepe taklak oldu. Ben normalde çok pozitif bir insanım, içimde yaşattığım bir çocuk var ama bu kez başaramadım. Tedaviye ilk başladığım süreçte çok yoruldum çünkü çok yoğun bir şekilde kemoterapi alıyordum. Ancak buraya adım atar atmaz, doktorumun hastalığım hakkındaki detaylı bilgi paylaşımları beni çok mutlu etti. Buraya büyük bir mutlulukla geliyorum. Aynı zamanda burada aldığım psikolojik destek ile korkularım ve endişelerimi yendim. En kısa zamanda sevenlerimin yanında olmak istiyorum.”

NURAY HAFİFTAŞ KİMDİR?

Nuray Hafiftaş 8 Ağustos 1964 tarihinde Çıldır‘da doğdu.

İlkokulu Taksim‘de okudu. İTÜ Devlet Konservatuarı’nı bitirdikten sonra İstanbul Belediye Konservatuarı İcra Heyetinde 4 yıl kadrolu devlet sanatçısı olarak çalıştı.

Şimdiye kadar birçok albüm çıkaran sanatçının 100’ü aşkın söz ve bestesi kendisine ait olan eserleri var.

Bunlardan “Ayrılık Nikahı”, “Yalan Dünya” ve “İsyan Ediyorum”u Kibariye, “Hasret” ve “Gurbet”i ise İzzet Yıldızhan okudu. Sanatçının son albümünde ise kendisine ait Be Hey Gafil ve “Yavrular isimli iki bestesi bulunuyor.

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür & Sanat

Design Week Turkey 2018 16 Kasım’da Haliç Kongre Merkezi’nde Başlıyor

MedyaKafa Basın

Published

on

T.C. Ticaret Bakanlığı koordinasyonu ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından tasarım kültürü oluşturmak ve Türkiye’deki tasarımcıları dünyaya tanıtmak amacıyla bu yıl üçüncüsü düzenlenen Design Week Turkey 2018 (Türkiye Tasarım Haftası), 16-18 Kasım’da Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. “Tasarım Ekosistemi” ana temasıyla düzenlenen Design Week Turkey programının ve detaylarının açıklandığı basın toplantısında Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle; “Tasarımın ülkemizdeki konumunu güçlendirmek, tasarım ve endüstri entegrasyonunu sağlamak amacıyla bu yıl 3.sünü düzenlediğimiz Design Week Turkey ile tüm tasarım ekosistemini bir araya getiriyoruz. Bu kapsamda, tasarımla ilgilenen herkesi sisteme daha fazla dâhil olmaya ve tasarımla tanışmamışları da yeni dünyanın en önemli unsurlarından olan tasarımı yakından tanımaya davet ediyoruz.” dedi.

16 – 18 Kasım tarihlerinde, 22 panel ve konferans, 50’den fazla konuşmacı, 19 sergi ve enstalasyon, 16 atölye çalışması, 100’ün üzerinde tasarımcının yer alacağı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle’nin ev sahipliğinde düzenlenen Design Week Turkey 2018 binlerce izleyiciyi bir araya getirecek. 16-18 Kasım’da Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek etkinlikte, endüstriyel tasarımdan modaya, mimariden görsel iletişim tasarımına kadar birçok tasarım disiplini, geniş bir yelpazede ele alınacak.

Gülle; “Tasarımla ilgilenen herkesi Design Week Turkey’e davet ediyorum”

Design Week Turkey 2018’in açılış basın toplantısında konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle; “İhracat ailesi olarak Türkiye’nin kalkınmasının katma değerli üretimden geçtiğini biliyor ve katma değerli üretimin en önemli taşıyıcılarından olan tasarıma çok önem veriyoruz. Tasarımın ülkemizdeki konumunu güçlendirmek, tasarım ve endüstri entegrasyonunu sağlamak amacıyla bu yıl 3.sünü düzenlediğimiz Design Week Turkey ile tüm tasarım ekosistemini bir araya getiriyoruz. Bu kapsamda, tasarımla ilgilenen herkesi sisteme daha fazla dâhil olmaya ve tasarımla tanışmamışları da yeni dünyanın en önemli unsurlarından olan tasarımı yakından tanımaya davet ediyoruz. Yani 16-18 Kasım 2018’de herkesi Design Week Turkey’e davet ediyorum” dedi.

Oliviero Toscani; “Türkiye’nin tarihsel estetiği çok önemli”

Design Week Turkey, dünyaca ünlü iletişimci ve reklam fotoğrafçısı, United Colors of Benetton’un da Sanat Yönetmeni olan Oliviero Toscani’yi de ağırlayacak. Bir çok dev markanın yaratılmasında önemli katkıları olan Oliviero Toscani, Design Week Turkey açılış konuşmasında kendine özgü olan, olağan dışı bir nitelik taşıyan reklam anlayışını katılımcılarla paylaşacak. Basın toplantısında konuşan Toscani; “Design Week Turkey’e davet edilmek benim için çok güzel bir sürpriz oldu. Tasarımın her yerde olduğunu tekrar anladım. Türkiye’nin tarihsel estetiği çok önemli. Tasarım her yerde! Tasarımı yaşıyoruz, yaratıyoruz, tüketiyoruz. Tasarım hakkında somut konuşmak mümkün değil. Tasarım pazarlama için üretilirse insanlığa yarar sağlamaz” dedi.

Tasarım Vakfı Kurucusu Faruk Malhan, tasarımın disiplinler arası olmaktan çıkıp disiplinler üstü olmaya başladığını ifade ederek şöyle konuştu: “Tasarımın değeri, ederinden fazla olmalı. Bu şunu getiriyor ki; tasarım maddesinden arınmalı, manası geriye kalmalı. Yapılan işin manası maddesinden öte olabildiği sürece daha etkili olacaktır ve katma değer o zaman oluşacaktır” dedi.

Türkiye’de tasarımın artık çok önemli bir noktada olduğunu belirten Moda Tasarımcısı Hakan Akkaya; “Ama bir şeyi kaçırıyoruz. Biz sadece popüler kısmını maalesef gündemde tutabiliyoruz. Tasarım sadece böyle popülerlik ve ünlüleri giydirmek değil. Marka oluşturmak önemli, markanızın kalıcı olması önemli. Markanın özgün tasarımlardan oluşması çok önemli. Bu olayı derinlemesine kavradığımızda çok daha iyi bir yerde olacaktır. Biz Türklerin bu yolda çok hızlı ilerlediğine inanıyorum” diye konuştu.

Tasarımın Türkiye’nin tanıtımı için çok önemli bir unsur olduğunu vurgulayan Moda Tasarımcısı Atıl Kutoğlu, “Türkiye’de henüz yeni yanmaya başladı bu ışık. Bence biraz geç kaldık. Ama eğitim kurumlarında, yurt dışı tanıtımlarında daha çok destek vererek peşinden koşmalıyız ve tasarımı Türkiye’nin bir bayrağı haline getirmeliyiz” diye konuştu.

Ressam İsmail Acar, tasarımın hayatımızın her alanında olması gerektiğini belirterek konuşmasına şu şekilde devam etti: “Tasarım aslında bence değer yaratmaktır. Markaya daha büyük bir kazanç yaratmaktan ziyade, değeri ortaya koymaktır”

Design Week Turkey basın toplantısında, ETMK Başkanı Sertaç Ersayın, Design Week Turkey Danışma Kurulu Başkanı Gökhan Karakuş ve üyelerinin yanı sıra; İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, Tasarım Vakfı Başkanı Faruk Malhan, Ressam İsmail Acar, Mimar Feryal Gülman, Modacı Hakan Akkaya ve Atıl Kutoğlu ve Mücevher Tasarımcısı Melis Göral da yer aldı.

Continue Reading

Kültür & Sanat

20. Eskişehir Uluslararası Film Festivali’nin Basın Toplantısı Gerçekleşti

MedyaKafa Basın

Published

on

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü destekleri ile Anadolu Üniversitesi ve İletişim Bilimleri Fakültesi tarafından bu yıl 20. kez 16 – 24 Kasım 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilen Eskişehir Uluslararası Film Festivali’nin basın toplantısı 13 Kasım Salı günü İletişim Fakültesi Hitit salonunda gerçekleşti.

Festivalin bu yılki programına ait detayların konuşulduğu toplantıya İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Festival Başkanı Prof. Dr. Erhan Eroğlu, Festival Başkan Yardımcısı ve Festival Yönetmeni Doç. Dr. S. Serhat Serter, Festival Başkan Yardımcıları Prof. Dr. N.Aysun Akıncı Yüksel, Yaprak Büyükerşen İşçibaşı ve birçok değerli basın mensubu katıldı.

Festivalin bu yılki tanıtım filmi ile başlayan toplantıda ilk sözü İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Festival Başkanı Prof. Dr. Erhan Eroğlu aldı. “Üniversitemiz 60 yıllık deneyimli tecrübesi ve ilk günkü heyecanı ile hem üretmeye hem de sanatsal ve kültürel açıdan ülkemize katkı sağlamaya devam ediyor” diye sözlerine başlayan Eroğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Bunun yanında geçmişte öğrenci olmaktan ve bugün dekan olmaktan durur duyduğum ülkemizin iletişim eğitimi veren ve kendi akademik alanındaki diğer fakülteler arasında en köklü ve ilki olan fakültemizin 40. Yaşını kutluyoruz. Bu süreç içerisinde kurulduğu ilk günden bu yana teknolojik alandaki gelişmemizin sürekli yakından takip edildiği ve bu süreç içerisinde elde edilen deneyimlerin, bilgilerin hem sektöre hem de öğrencilerle paylaşıyoruz. Fakültemizin film festivali gibi etkinlerle bünyesinde bulunan öğrencilere sadece teorik olarak değil aynı zamanda kendi akademik alanlarındaki etkin sosyal ortamlar yaratmalarına, etkinliklerimize katılan sektör profesyonellerle iletişime geçerek meslek bilincini geliştirmelerine ve öğrenmelerine olanack sağlıyoruz. Bu festivalin en büyük katkısı bu herhalde. Ayrıca bu festival Türkiye’de başka bir örneği olmayan üniverisite öncülüğünde gerçekleştirilen en önemli etkinliklerden bir tanesi. Emeği geçen tüm arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Umarım iyi seyirli bir hafta geçiririz diliyorum.”

Festival Başkanı’ndan sonra sözü devralan Festival Başkan Yardımcısı Yaprak Büyükerşen İşçibaşı bu yıl festivalde ödül alacak isimleri açıkladı:

Onur Ödülleri bu yıl oyuncu Itır Esen ile oyuncu Macit Koper’e verilecek.

1975 yılından itibaren Yeşilçam’ın güzel gözlü, hüzünlü bakışlı, masum kızı olarak sinema yolculuğunu sürdüren Itır Esen, “Aşkı Memnu” dizisinin çekimlerine başlamak üzere olan ve dizi için yeni yüzler arayan Halit Refiğ’in dikkatini çeker. Halit Refiğ Itır Esen’i gördüğü anda Nihal karakteri için aradığı oyuncuyu bulduğunu anlar ve kısa süre içerisinde onu dizi ekibine dahil eder. 1975-1978 yılları arasında “Bizim Aile (1975)”, “Gülen Gözler (1977)”, “Aile Şerefi (1976)”, “Cennetin Çocukları (1977)” dahil toplam sekiz filmde oynayan Esen, Münir Özkul, Adile Naşit, Tarık Akan, Şener Şen, Halit Akçatepe gibi birçok büyük oyuncu ile çalıştı. Itır Esen, festivalin açılış töreninde verilecek onur ödülünün sahibi olacak.

1983 yılına dek ilgilendiği ve çalıştığı asıl alan tiyatro iken Atıf Yılmaz ile tanışıklığı ile beyazperdeye adımını atan Macit Koper, sinemada hem oyuncu hem senarist olarak çalıştı. “Sanatçı olmak, kendini ifade etmenin en etkili yollarından biri, belki de birincisidir.” diyen “Rumuz Goncagül”, “Anayurt Oteli” İftarlık Gazoz” gibi filmlerde oynayan Macit Koper,festivalin açılış töreninde verilecek onur ödülünün sahibi olacak.

Emek Ödülleri bu yıl yönetmen Yılmaz Atadeniz, görüntü yönetmeni Çetin Tunca ile Makyaj uzmanı, ses sanatçısı ve oyuncu Suzan Kardeş’e takdim edilecek.

55 yıl önce Yedi Kocalı Hürmüz filmiyle yönetmenliğe başlayan ve 1963-1994 yılları arasında 100’e yakın film yöneten Yılmaz Atadeniz, festival de bu yılın emek ödülü alacak isimleri arasında yer alıyor.

Festivalin diğer bir emek ödülü ise Gülşah (1975), Selvi Boylu Al Yazmalım (1977), Şalvar Davası (1983), gibi filmlerin aralarında bulunduğu onlarca filmin görüntü yönetmenliğine adını yazdıran ve Selvi Boylum Al Yazmalım ile Hayallerim, Aşkım ve Sen filmleriyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden En İyi Görüntü Yönetmeni ödülünü iki kez kazanan Çetin Tunca’ya verilecek.

Makyaj uzmanlığına, Hürriyet Gazetesi’nde yayımlanan fotoromanlardaki oyunculara makyaj yaparak başlayan, 1985 yılından itibaren Sezen Aksu, Türkân Şoray gibi birçok ünlünün, sahne ve sinema makyajlarını yaparak kariyerine devam eden Suzan Kardeş de festivalin açılış töreninde verilecek emek ödüllerinin sahibi olacak.

“Sinema Kültürüne Katkı Ödülü”bu yıl 1997 yılında, yapımcı ve yönetmen Türker İnanoğlu tarafından kurulan TÜRVAK- Türker İnanoğlu Vakfı’na takdim edilecek.

Bu yıl festivalde “Sinema Kültürüne Katkı Ödülü” 1957’de sinema dünyasına adım atan Türker İnanoğlu’nun 1997 yılında kurduğu TÜRVAK’a verilecek. 1960’ta kendi şirketi Erler Film’i kurarak, siyah-beyaz ve renkli 200’ün üzerinde film çeken, 1979’da, Ulusal Video şirketini kurarak Türkiye’de yeni bir süreci, video dönemini başlatan ve 1985 yılında kurduğu stüdyoyla TRT kanalına, birçok haber ya da eğlence yapımı hazırlayan Türker İnanoğlu, 1997 Yılında TÜRVAK- Türker İnanoğlu Vakfı’nı kurdu. Yapımcılığını üstlendiği tüm filmlerin haklarını ve kendi üzerinde bulunan tüm televizyon yapımlarını, TÜRVAK’a devreden İnanoğlu, 2001 yılında TÜRVAK Vakfı’nda “Türkiye’nin ilk ve tek sinema müzesi”, TÜRVAK Sinema Müzesi’ni kurdu.

Yılın Performans Ödülleri ise bu yıl iki başarılı genç sinemacıya verilecek

Festival, son iki yıldır olduğu gibi bu yıl da seçkisine aldığı yerli filmlerdeki performansları ile dikkat çeken iki oyuncuya “Yılın Performansı” ödülü verecek. Bu yıl festivalde “Yılın Performansı Ödülleri”, Sibel” filmindeki başarılı rolüyle Damla Sönmez’e ve “Güvercin” filmindeki başarılı rölüyle Kemal Burak Alper’e verilecek.

2009 yılında “Bornova Bornova” filmiyle 46. Antalya Uluslararası Film Festivali’nde “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ve “Sibel filmi ile 25. Uluslararası Adana Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu” ödülüne layık görülen Damla Sönmez, 20. Eskişehir Uluslararası Film Festivali’nde ödül almaya hazırlanıyor.

29. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde ve geçtiğimiz günlerde 33. kez düzenlenen Valensiya Akdeniz Filmleri Festivali’nde (Mostra de Valencia. Cinema del Mediterrani) “Güvercin” filmiyle En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alan Kemal Burak Alper ise bu kez 20.Eskişehir Uluslararası Film Festivali’nde ödül almaya hazırlanıyor.

Yaprak Büyükerşen İşçibaşı’ndan sonra sözü devralan Festival Yönetmeni S. Serhat Serter, festivalin 20. Yaşını 2 ayrı yarışma ile kutladıklarını dile getirerek yarışmalar hakkında detaylı bilgileri paylaştı:

Festival, 20. yaşını 2 Yarışma ile kutluyor!

Türkiye’de sinema-televizyon eğitimi almakta olan lisans öğrencilerinin, yapım aşamasında olan kısa filmlerine maddi destek sağlayacak olan “Kısa Film Yapım Desteği” yarışması jürisine “Tabutta Rövaşata”, “Filler ve Çimen”, “Rüya” gibi filmlerin ödüllü yönetmeni Derviş Zaim başkanlık ederken, jüride Eskişehir Uluslararası Film Festivali Onursal Başkanı ve Nişantaşı Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim ÜyesiProf. Dr. Gülseren Yücel ile yapımcıve yönetmen Serpil Altın da yer alıyor.

Sinema kültürünün gelişmesine, sinemanın düşünsel boyutunun zenginleşmesine katkıda bulunmayı hedefleyen “Sinema Kültürüne Katkı” yarışmasının seçici kurulu ise Eskişehir Uluslararası Film Festivali Onursal Başkanı ve Nişantaşı Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyes Prof. Dr. Gülseren Yücel başkanlığında,Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erol Nezih Orhon,Psikesinema ve Psikeart Dergisi Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Mehmet Emin Önder, Yönetmen Yüksel Aksu ile Sinema Eleştirmeni ve Yazarı Banu Bozdemir’den oluşuyor.

İki yarışma ödülünün 16 Kasım Cuma günü festivalin açılış gecesinde sahiplerini bulacağına söyleyen Serter, sözü festivalin etkinlik programını açıklamak üzere Festival Başkan Yardımcıları Prof. Dr. N.Aysun Akıncı Yüksel’e bıraktı.

Konuşmasına, George Bernard Shaw‘un “Siz varolanları görür ve dersiniz ki neden? Ben var olmayanları hayal ederim ve derim ki neden olmasın” sözüyle başlayan Yüksel, “Yıllar öncesinde neden olmasın diye çıktığımız yolda bugün 20.sini kutluyoruz” dedi.

Konuşmasına her yıl programlarında yer alan sinema derslerine ilginin arttığın dile getirerek festivalin bu yılki etkinlik programını açıkladı:

“Eskişehir’de Sinema Dersleri”

Festivalin farklı günlerine dağılan sinema dersleri ile sinemamızın son 20 yılının tartışılacağı bir panel gerçekleşecek.

Sinemada yönetmenlik / Tayfun Pirselimoğlu, Yapımcılık üzerine konuşmalar / Zeynep Atakan, Film eleştirmenliği üzerine konuşmalar / Mehmet Açar, Görüntü yönetmenliği üzerine / James Neihouse, Işık sistemleri- Dedotec Türkiye / Tamer Avcı, Film müziği üretim süreci / Ahmet Kenan Bilgiç, Bir projeyi tasarlamak / Tuba Ünsal, Boş sayfadan Beyazperdeye / Burak Aksak ve Oyunculuk üzerine konuşmalar / Doğu Demirkol katılımlarıyla gerçekleşecek olan derslerin tarih ve saatleri festival resmi sayfasından takip edilebilinir.

Festivali bu yıl “Oscar’ın ilk 20 yılı” ve “TÜRVAK Sinema Sergisi”ne ev sahipliği yapıyor!

1929 yılında başlayan “Akademi ödüllerinin” ilk yirmi yılında en iyi film ödülü alan yapımların orijinal afişlerinin sergisi festivalin en çok merak edilen sergisi arasında yer alıyor. Sergi, İletişim Bilimleri Fakültesi sergi salonunda ziyarete açık olacak.

Festival bu yıl “TÜRVAK Sinema Sergisi”ne ev sahipliği de yapacak.Sergide 10.000 üzerindeki koleksiyondan Türk sinema tarihinde iz bırakmış filmlerin orijinal afişlerine ve TÜRVAK Vakfı tarafından basılmış / hazırlanmış sinema kitaplarına kadar birçok eser Anadolu Üniversitesi Türk Dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi’nde yer verilecek.

“Nasıl geçti 20 yıl?” Paneli

Eskişehir Uluslararası Film Festivali bu yıl 20. Yaşını kutlarken Türk sinemasının son yirmi yılını da farklı bakış açısıyla bakmaya hazırlanıyor. Prof. Dr. Lale Kabadayı, Prof. Senem Duruel Erkılıç, Doç. Dr. Ali Karadoğan, Yönetmen Ezel Akay’ın katılımıyla gerçekleşecek “Nasıl geçti 20 yıl?” Paneli 19 Kasım 2018 tarihinde İletişim Bilimleri Fakültesi’nde gerçekleşecek.

KONUK SİNEMA OKULU

Türkiye’nin üniversite kimliği taşıyan uluslararası tek uzun metraj film festivali 20. Eskişehir Uluslararası Film Festivali bu yıl konuk sinema okulu olarak VANCOUVER FILM SCHOOL’uEskişehir’de ağırlamaya hazırlanıyor. Vancouver Film School Yaratıcı Teknolojiler Bölüm Başkanı Christopher Mitchell / Head of the School of Creative Technologies Christopher Mitchell de festival için gelecek.

FESTİVAL ÖZEL GÖSTERİMİ: THE KID

Charlie Chaplin’in önderliğinde iyiliğin, sevginin, masumiyetin ve tebessümün doruğa çıktığı ve aktarıldığı nadide filmlerden bir tanesi olan 1921 yapımı “The Kid” filmi Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası eşliğinde Canlı Müzik Eşliğinde gösterilecek. Sessiz Film Gösterimi Orkestra Şefi Murat Sümer tarafından yönetilecek

Toplantının sonunda sözü tekrar devalan Festival Başkan Yardımcısı S. Serhat Serter, altı aylık uzun çalışmanın ardından 46 uzun metraj filmin ve 20 kısa filmin yer alacağı film programından bahsetti.

Türkiye’nin üniversite kimliği taşıyan uluslararası tek uzun metraj film festivali olan Eskişehir Uluslararası Film Festivali 20. yılında da çizgisini koruyarak seyircisiyle buluşacak. 20 yıldır şehri sinema ile buluşturan festival, bu yıl da sinemaseverlere ve üniversite öğrencilerine gösterimi yapılan filmlerin yönetmenlerinin ve usta sinemacıların içinde bulunduğu söyleşilerin, atölye çalışmalarının ve sinema derslerinin yer aldığı zengin bir program sunacak.

Sinemaseverleri birçok sürprizin beklediği festivalde, Türk sinemasına daha derinlikli ve kalıcı katkılar yapma hedefi güdülürken, genç sinemacıları cesaretlendirecek yenilikler de bu yıl hayata geçiriliyor. Festival, yeni filmleri ve yönToplanetmenleri keşfetmek, filmlerin yaratıcıları ile buluşturmak, sinema üzerine düşündürmek, ve tartıştırmanın yanı sıra Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversite öğrencilerine ve genç sinemacılara da ulaşmayı hedefliyor.

20 yıldır şehri sinema ile buluşturan festival!

Anadolu Üniversitesi’nin 60. İletişim Bilimleri Fakültesi’nin 40. kuruluş yılı ve festivalin 20. Yaşı bu yıl festival afişine de yansıdı.

Sinema tarihinin klasik başyapıtlarının, Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen kült filmlerininin efsaneleşmiş karakterlerini bir araya getiren festival, bu yıl üç ayrı afiş ile yine bir ilke imza atıyor. Artnefer Reklam Ajansı tarafından yapılan afişlerde “Tabutta Röveşata”, “Hababam Sınıfı” ve “Forest Gump” filmleri kullanıldı.

AÇILIŞ FİLMİ; SMUGGLING HENDRIX / Yön.Marios Piperides

Film, krizden arınmış Kıbrıs’ı yurtdışında daha iyi bir yaşam için terk etmeyi planlayan soluk bir müzisyenin (Adam Bousdoukos’u (“Soul Kitchen”) Yianni) hayatını konu alıyor. Köpeğini yitiren bir adamın basit hikayesiyle, hem kendimizin hem de başkalarının gerçeklerine ve hayalllerine dalacağımız ve kendimizden parça bulacağımız film, Türkiye Premieri olarak 16 Kasım akşamı izleyeciyle buluşacak.

Festivalde yer alan diğer bölümler ise şöyle sıralanıyor;

TÜRK SİNEMASI 2017-2018

AYDEDE……….Abdurrahman Öner

TUZDAN KAİDE…………Burak Çevik

SİBEL…………………….…. Çağla Zencirci & Guillaume Giovanetti

ANONS……………………...Mahmut Fazıl Coşkun.

GÜVERCİN………………….…….Banu Sıvacı

KAOS……………………..…Semir Aslanyürek

ARADA…………………….….Ali Kemal Çınar

BORÇ……………………..…Vuslat Saraçoğlu

DÜNYA SİNEMASININ GENÇ YILDIZLARI

OBEY……………………..………………Jamie Jones

RETABLO…………………..………………..Alvaro Delgado Aparicio

PITY……………………..………………Babis Makridis

THE REPORTS ON SARAH AND SALEEM…………………..Muayad Alayan

GIRL……………………...Lukas Dhont

THE GUILTY……………………………………..Gustav Möller

AND BREATHE NORMALLY……… Isold Uggadottir

LEMONADE…………… Ioana Uricaru

AGA……………..Milko Lazarov

AN ELEPHANT SITTING STILL…………..Bo Hu

DÜNYA FESTİVALLERİNDEN

SHOPLIFTERS……………….…………………….Hirokazu Koreeda

COLD WAR……………………………………………… Pawel Pawlikowski

3 FACES……………………...Jafer Panahi

DOGMAN……………………………………..Matteo Garrone

CLIMAX………………………………Gaspar Noe

I DO NOT CARE IF WE GO DOWN IN HISTORY AS BARBARIANS……Radu Jude

BURNING……………….. Chang-dong Lee

CAPERNAUM……………. Nadine Labaki

THE MAN WHO KILLED DON QUIXOTE………..Terry Gilliam

CANLANDIRMA FİLMLERİ

THE TOWER…………………….……….Mats Grorud

FUNAN…………………….……….Denis Do

DILILI IN PARIS……………Michel Ocelot

GECEYARISI SİNEMASI

THE HOUSE THAT JACK BUILT ……………………………….Lars von Trier

SUSPIRIA………………….…………………………..Luca Guadagnino

HAYATIMIZ BELGESEL

WHY ARE WE CREATIVE?……………………… Hermann Vaske

BERGMAN…………………..…. Jane Magnusson

THE LEGEND OF THE UGLY KING……………………...Hüseyin Tabak

ENGELLİ FARKINDALIK

DON’T WORRY, HE WON’T GET FAR ON FOOT………..Gus Van Sa

ÇINAR………………..Mustafa Karadeniz

20 YILIN UNUTULMAZLARI

MASUMİYET…………..…………………Zeki Demirkubuz

PAN’S LABYRINTH…………..…………. Guillermo del Toro

VAVIEN…………..…Yağmur Taylan & Durul Taylan

AMOUR………………Michael Haneke

ANISINA

AMADEUS……………………Milos Forman

RAINBOW: A PRIVATE AFFAIR………………Paolo Taviani

DEAD MAN………………………..Jim Jarmusch

Continue Reading

Kültür & Sanat

Klasik Müziğin Yıldızları Gençler için Çalıyor

MedyaKafa Basın

Published

on

Müzik Yaşamdır’ sloganıyla 1945 yılından bu yana İstanbul’un müzik yaşamına önemli katkılar sağlayan İstanbul Filarmoni Derneği, 25 Kasım 2018 Pazar akşamı saat 19.00’da Grand Pera Emek sahnesinde, aralarında Gülsin Onay, Cihat Aşkın, Bülent Evcil ve Çağ Erçağ’ın da bulunduğu ülkemizin değerli sanatçılarının aynı sahnede buluştuğu bir Gala Gecesi düzenliyor.

Kurucuları arasında Cemal Reşit ReyNadir Nadi, Halit Ziya UşaklıgilLütfi Kırdar ve Afif Tektaş gibi isimlerin bulunduğu İstanbul Filarmoni Derneği25 Kasım 2018 Pazar akşamı saat 19.00’da Grand Pera Emek sahnesinde yetenekli genç müzisyenler yararına düzenleyeceği Gala Konseri’yle klasik müzik dünyasının yıldız isimlerini aynı sahnede buluşturuyor.

Gülsin Onay (Piyano), Cihat Aşkın (Keman), Bülent Evcil (Flüt), Çağ Erçağ (Viyolonsel), Esra Abacıoğlu Akcan (Soprano), Metin Ülkü (Piyano), Aydın Karlıbel (Piyano), Eren Aydoğan (Piyano) ve Duru Aydın’ın (Piyano) yer alacağı konserin geliri, İstanbul Filarmoni Derneği’nin “Genç Müzisyenleri Destekleme Fonu”na aktarılacak. 2018 yılında ilk kez oluşturulan bu fon sayesinde sıra dışı yeteneğe sahip genç müzisyenlerin eğitim ihtiyaçları karşılanacak.

Geçtiğimiz yıl aramızdan ayrılan piyanist Seher Tanrıyar’ın anısına düzenlenecek konserde Tanrıyar’ın piyanosunu Filarmoni Derneği’ne bağışlayan eşi Hulki Tanrıyar’a da bir teşekkür plaketi sunulacak.

Continue Reading

Öne Çıkanlar