Bizimle iletişime geçin

Kültür & Sanat

İstanbul Muhafızları Filmine Görkemli Gala

MedyaKafa Basın

Tarih:

|

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür A.Ş. ve Neher Prodüksiyon ortak yapımı ile beyazperdeye aktarılan “İstanbul Muhafızları: Ab-ı Hayat Çeşmesi” adlı film, 3 Ekim’de Kanyon’da düzenlenen galada ilk kez izleyici ile buluştu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ve İBB iştiraki Kültür AŞ Genel Müdürü Kemal Kaptaner’in katılımlarıyla gerçekleşen gala gecesinde ünlü simalar filmi çocuklarıyla birlikte izledi.

5 Ekim’de vizyona girecek “İstanbul Muhafızları: Ab-ı Hayat Çeşmesi” adlı sinema filmi için 3 Ekim Çarşamba akşamı Kanyon’da görkemli bir gala düzenlendi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, İBB Kültür Daire Başkanı Rıdvan Duran, İBB Kültür AŞ Genel Müdürü Kemal Kaptaner, siyasetçi, fotoğraf sanatçısı ve yönetmen Süleyman Gündüz’ün katılımlarıyla gerçekleşen galada, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü, tarihçi-yazar Prof. Dr. Erhan Afyoncu, oyuncu Necati Şaşmaz, gazeteci- haber spikeri Fuat Kozluklu gibi ünlü simalar da çocukları ile birlikte filmi izledi.

“İstanbul Muhafızları: Ab-ı Hayat Çeşmesi” sinema filminin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ ile birlikte Neher Prodüksiyon adına filmin ortak yapımcılığını üstlenen Musab Gündüz ve Ammar Gündüz, filmin yönetmeni Çağrı Cem Bayraklı ve performanslarıyla göz dolduran başarılı oyuncular Funda Güray, Lemi Filozof, Gözde Mukavelat, Ali Uyandıran, Berk Yaparel, Ziya Çiçek ve Merve Sevin ve yapım ekibi gecede hazır bulundu. İstanbul Muhafızları adlı çizgi diziyi iki yılı aşkın bir süredir televizyondan takip eden çocuklar, sinema filmini de büyük bir beğeniyle izledi. Gala gösteriminin ardından çocuklara İstanbul Muhafızları konseptiyle tasarlanan hediyeler takdim edildi.

“İstanbul Muhafızları: Ab-ı Hayat Çeşmesi” 5 Ekim’de sinemalarda

İstanbul’un tarihi ve kültürel mekânlarında çekimlerin ve animasyon aşamasının yaklaşık bir yılda tamamlandığı film 5 Ekim’de vizyona giriyor. Aksiyon ve macera türündeki filmin çekimleri Hidiv Kasrı, Yerebatan Sarnıcı, Hz. Yuşa Tepesi, Büyük Valide Han, II. Mahmud Bendi, Balat sokakları ve Sultanahmet’te gerçekleştirildi. Gerçekle animasyon karakterlerin iç içe geçtiği filmde; Suna Selen Sümer, Ali Uyandıran, Funda Güray, Lemi Filozof, Gözde Mukavelat, Berk Yaparel, Ziya Çiçek ve Merve Sevin gibi sevilen oyuncular rol alıyor.

Filmin konusu ise şöyle: Aslı yirmili yaşlarının sonundadır ve İstanbul Muhafızları çizgi dizisinin senaristidir. Aslı’nın patronu Ayşen, Aslı’dan Gümüşçüler Çarşısı’nı tanıtan bir bölüm yazmasını ister. Aslı araştırma yapmak için 72 yaşındaki Veli Dede’nin dükkanına gittiğinde kendini büyük bir gizemin ortasında bulur. Rivayete göre İstanbul’un altındaki saklı kalmış hazinenin sırrı gümüş ustalarına emanettir. Bu sırrın son koruyucusu ise Veli Dede’dir fakat bilinmeyen şey, bu hazinenin altın, elmas veya yakut değil, içenleri hastalıktan ve yaşlılıktan uzak tutan ‘hayat suyu’ olmasıdır. Aslı, büyük bir maceranın içine girer.

Filmin Künyesi

Filmin Adı: İstanbul Muhafızları Ab-ı Hayat Çeşmesi

Türü: Macera, Animasyon, Aile

Süre: 90 dk.

Vizyon Tarihi: 5 Ekim 2018

Yapımcı: İstanbul Kültür A.Ş. – Neher Prodüksiyon

Yönetmen: Çağrı Cem Bayraklı

Görüntü Yönetmeni: Ahmet Kasapoğlu

Oyuncular: Funda Güray, Lemi Filozof, Gözde Mukavelat, Ali Uyandıran, Suna Selen, Berk Yaparel, Ziya Çiçek, Merve Sevin

Reklam
Yorum yapmak için tıkla

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür & Sanat

‘Babamın Ceketi’ Filminin Galası Yapıldı

MedyaKafa Basın

Tarih:

|

Yayınlayan:

Hann Medya’nın yapımcılığını üstlendiği, “Babamın Ceketi” filminin galası Vadistanbul’da yapıldı. Galaya tam kadro katılan oyuncular basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Filmde yönetmenliğinin yanı sıra başrolde de yer alan Müfit Can Saçıntı, gala da film hakkında açıklamalar yaptı. “Baba oğul çatışmasını anlatan bir film oldu” diyen Saçıntı, “En çok vermek istediğimiz mesaj da ‘Dürüstlük en büyük servettir kavramını bozup Dürüstlük en büyük kerizliktir kavramı’ yapanlara mesaj vermek” dedi.

Ayşen Gruda

Tecrübeli sanatçı Ayşen Gruda “Filmde beni etkileyen senaryosu oldu” dedi. Ülke gündemini çok yakın takipçisi olduğunu belirten Gruda, “Saraydan teklif gelirse seve seve başdanışman olmak isterim” dedi.

Erkan Can

Filmde önemli karaktere imza atan Erkan Can ”Kuşak çatışması mı deriz, eskiyle yenini çatışması mı deriz. Filmin ana omurgası bu. Bunun üzerinden komediyle bir sürü problemin altını çiziyoruz. Naif bir film oldu eski değerlerimizi hatırlatan, nostaljik, unuttuklarımızı hatırlatan film oldu” dedi.

Mert Turak

Sözü alan başrol oyuncularından Mert Turak, “2014 yılından beri bir sinema filminde rol almak nasip olmamıştı. Müfit abiyi çok seviyorum, hayat duruşu, bilgisi, yeteneği her özelliğine bayılıyorum. Filmde de başıma gelenler gerçek hayata başıma geldi. Aslında kendimi oynadım. Çok güzel, sıcak bir aile hikayesi çektik. Gişesi bol olsun inşallah” dedi.

Elif Nur Kerkük

Filmde rol alan diğer bir isim Elif Nur Kerkük, “Bir komedi filmi ama içinde bir o kadar da dram içeren bir film. Filmi ilk Adana Film Festivalinde izledim çok sıcak samimi bir film oldu. Rol arkadaşlarım da yetenekleriyle, işe olan saygılarıyla ortaya çok güzel bir iş çıkmasını sağladı” dedi.

“Babamın Ceketi” filmi, hikayesi kadar zengin oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor

Ayşen Gruda, Suat Sungur ve Yalçın Menteş gibi usta isimlerin yer aldığı kadroda, aynı zamanda yönetmen koltuğunda da oturan Müfit Can Saçıntı’nın yanı sıra Mert Turak, Erkan Can, Elif Nur Kerkük, Banu Manioğlu, Ahmet Arıman, Tuncay Akça, Sami Aksu, Ünal Yeter ve Uğur Demirpehlivan gibi başarılı oyuncular yer alıyor.

Babamın Ceketi, 5 Ekim’de sevenleriyle buluşacak…

Künye

Yapımcı: Hann Medya

Senaryo ve Yönetmen: Müfit Can Saçıntı

Yardımcı Yönetmen: Gizem Yaman

Görüntü Yönetmeni: Hayk Kirakosyan

Kurgu: Ahmet Can Çakırca

Müzik: Uğur Ateş

Yapım Amiri: Tan Ander

Sanat Yönetmeni: Arzu Koç Taşkent

Kostüm Şefi: Ezgi Ayaz

Işık Şefi: Feramuz Tuna

Ses Teknisyeni: Özgür Özden

Set Amiri: Serdal Ateş

Makyöz: İlknur Sağlam Şair

Filmin konusu:

Ferhat ve Aslıhan bir süredir sevgilidir. Ferhat işsiz olduğu için bir türlü evlenememişlerdir. Aslıhan’ın babası kalp krizi geçirmiş ve ölmeden önce kızımın mürüvvetini görmek istiyorum diye psikolojik baskı yapmaya başlamıştır. Ancak Ferhat’ın bir an önce hem iş hem de düğün için para bulması lazımdır.

Çocuğunu en iyi okullarda okutarak en iyi babalığı yaptığını düşünen İbrahim, oğluna çaresizce iş aramaya, iş kurmaya çalışmaktadır.

Ferhat’ın mahalleden arkadaşı Penguen Ersin’in yardımlarıyla ile iş bulma maceralarına tanıklık edeceğimiz filmde, çaresizliklerin insanları nasıl yanlışlara sürüklediğine, sevginin ve aile olmanın gücünün tüm zorlukları aşmak için en büyük güç olduğuna tanıklık edeceğiz.

Babamın Ceketi filmi, babamızın ceketi gibi bizleri sarıp sarmalayacak sıcacık bir aile komedisi olarak verdiği mesajlarla değerlerimizi hatırlatan kıymetli bir yapıt olmaya aday

Okumaya Devam Et

Kültür & Sanat

25. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali 2000 yıllık büyüsüyle Aspendos Antik Tiyatroda başlıyor!

MedyaKafa Basın

Tarih:

|

Yayınlayan:

ÜLKEMİZİN İLK OPERA VE BALE FESTİVALİ

ULUSLARARASI ASPENDOS OPERA VE BALE FESTİVALİ BAŞLIYOR

T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından

çeyrek asırdır düzenlenen

25. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali

2000 yıllık büyüsüyle Aspendos Antik Tiyatroda başlıyor!

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve kültür turizmine önemli katkılar sağlayan “Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali”, 4-18 Eylül 2018 tarihleri arasında, Aspendos Antik Tiyatrosu’nun tarihi atmosferinde izleyicilerin beğenisine sunulacak.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün, sanatsal kalitesine, zengin repertuvarına, ulusal ve uluslararası sanatsal arenada ulaştığı başarılarına güvenle 1994 yılından beri kesintisiz her yıl düzenlediği“Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali”, ATV ve Sabah Ana Medya Sponsorluğu’nda düzenleniyor.

Festival Açılış Puccini’nin En sevilen Operası 2000 yıllık Antik Arena Di Verona’dan sonra 2000 yıllık Antik Aspendos Tiyatrosu’nda “TURANDOT” ile gerçekleştirilecek.

Ankara Devlet Opera ve Balesi ile sahnelenecek eser 04 Eylül 2018, Salı akşamı Aspendos Antik Tiyatro’sunda sanatseverlere muhteşem bir sanat şöleni sunacak.

Giacomo Puccini’nin vefat ederek son bölümünü tamamlayamadığı bu ünlü eserde; Pekin’de yaşayan Çin prensesi Turandot’un evliliği komedi ve dramın birleştiği bir müzikal yapı eşliğinde aktarılıyor.

İtalyan Rejisör Vincenzo Grisostomi Travaglini’nin sahneye koyduğu, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür ve Genel Sanat Yönetmeni, dünyaca ünlü tenor Murat Karahan’ın Prens Calaf rölü ile başrolü seslendireceği eserde, solistlere Ankara Devlet Opera ve Balesi Koro ve orkestrası eşlik edecek. Orkestra şefi ise Alberto Veronesi. Çin Prenses’i Turandot, evlilik için gelen taliplerine, o ana dek bilenin hiç çıkmadığı üç soru sormakta, talipliler teker teker idam edilmektedir. Saray yetkilileri ile Turandot’un babası bu gidişe bir son vermek istemektedir.

Kültürlerarası bir köprü Dünyaca ünlü “Zorba”…

10 Eylül 2018 Pazartesi akşamı Ankara Devlet Opera ve Balesi ve Orkestrası tarafından sahnelenecek, dünyanın en beğenilen bale eserlerinden biri olan ve 35’ten fazla ülkede sergilenen “Zorba” balesi ile festival devam edecek. Nikos Kazancakis’in dünyaca ünlü başyapıtı, Mikis Theodorakis’in müziği, Lorca Massine’nin metni ve koreografisi ile hayat buluyor. Orkestra şefi Bujor Hoinic. 1989 yılında gerçekleştirilen prömiyeri ile dünya bale repertuvarında vazgeçilmez bir yer edinen eser, John isimli bir Amerikalı’nın küçük bir Yunan kasabasına gelmesiyle başlar.

Etkilendiği ve parçası olmak istediği geleneklerin cazibesine kapılarak güzel bir dul olan Marina’ya aşık olan John, Marina’dan da karşılık bulur. Yabancı birine aşık olduğu için Marina’ya köylüler karşı çıkar, üstelik Marina, köyün yakışıklı delikanlısının aşkını da yok saymıştır. Ancak John ile Marina’ya, John’un dostu Zorba sahip çıkar. Çift, kimsesi olmayan, ancak güçlü ve özgür bir adam olan Zorba’nın sayesinde aşklarını yaşama fırsatı bulurlar…

Köylüler birlik ve geleneklerini korumak gayretindedir. Zorba, zavallı John´u köylülerin elinden zor da olsa kurtarırken sevgilisi Marina, intikam peşinde koşan kalabalığın kurbanı olur. Yaşama küsen Zorba, sirtaki oynayarak teselli bulurken, John ve diğerleri de bu dansa katılır. Herkes yeni bir yaşam için teselli, af ve dayanma gücü arayışı içindedir…

Festivalin Yıldızı Bolşoy Balesi Aspendos’ta

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından yirmi beş yıldır 200’ü aşkın yerli ve yabancı eserleri sanatseverlerle buluşturan 25. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali’nin bu yılki yıldızı Bolşoy Balesi olacak.

Rusya Federasyonu Bolşoy Devlet Akademik Tiyatrosu, dünyaca ünlü sanatçıları, orkestrası ve korosu eşliğinde 13 Eylül Perşembe akşamı “Bolşoy Balesi Gala Gecesi” adlı performanslarını sahneleyecekler.

Topluluk; Çaykovski’nin “Kuğu Gölü”, “Uyuyan Güzel”, Chopin’in “Chopiniana”, Boris Asafiev’in “Paris Ateşi”, Adolf Adam’ın “Korsan”, Leo Delibes’in “Coppelia”, Arif Melikov’un “Ferhat ile Şirin” gibi klasik beyaz bale eserlerden bölümleri ünlü koreograflar,Y. Grigorovihc, M. Petita, M. Fokin, A. Rotmansky, Vasily Vainonen, Y. Burlaka, S. Vikharev, A. Gorsky ‘nin adımları ile sahneleyecekler. Orkestra şefi Pavel Klinichev.

Kapanış Aida operası ile

2 bale, 2 opera eserinin sahneleneceği 25. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali’nin kapanışı Giuseppe Verdi’nin muhteşem operası “Aida” ile gerçekleştirilecek. 18 Eylül 2018 Salı akşamı, Antalya Devlet Opera ve Balesi ile Ankara Devlet Opera ve Balesi Orkestrası tarafından sahnelenecek, Antik Mısır’da geçen eserin konusu; Romalı komutan Radames ile tutsak Habeş Prensesi Aida’nın imkansız aşkını anlatıyor . Rejisörlüğünü Kuzman POPOV’un yaptığı eserin orkestra şefi Alexandru Samoila.

Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali Tarihçesi

Kültür Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen Türkiye’nin ilkopera / bale festivali, Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali, 1994 yılından bu yana Antalya’da bulunan iki bin yıllıkAntik tiyatroda gerçekleştirilmektedir.

Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali, başta Antalya kenti olmak üzere Akdeniz kıyı şeridi boyunca yoğun ilgi görmekte, her yıl 60.000 ‘e ulaşan yerli ve yabancı izleyicisi ile ülkemizin gözde festivallerinin başında gelmektedir. Başlangıcından bu yana, ülkemizin sanat turizmine getirdiği katkılarla da önemli bir konuma ulaşmıştır.

Devlet Opera ve Baleleri’nin organize ettiği önemli sanat etkinliklerinden biri olan Aspendos Opera ve Bale Festivali; başlangıcından beş yıl sonra uluslararası kimliğe kavuşarak, her geçen yıl artan sanatsal kalitesi ile dünyanın önemli topluluklarının katılmak için sıraya girdikleri bir festival haline gelmiştir.

Okumaya Devam Et

Kültür & Sanat

İstanbul Büyükşehir Belediyesi 1610 yaşındaki Boukoleon Sarayını Restore Edecek..

MedyaKafa Basın

Tarih:

|

Yayınlayan:

1610 YAŞINDAKİ BOUKOLEON (BİZANS) SARAYI’NI İBB RESTORE EDECEK..

**İstanbul Büyükşehir Belediyesi 1610 yaşındaki Boukoleon Sarayını Restore Edecek..

**1610 yaşındaki Boukoleon Sarayı, adım adım İstanbul’un tarihi dokusu içindeki yerini almaya hazırlanıyor..

**İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne sunulan Restorasyon Projesi’nin onayını müteakip, Bizans Sarayı’nın Restorasyonuna başlanacak..

**Restorasyon Projeleri İBB-Kültür Varlıklarını Koruma Projeler Müdürlüğü koordinatörlüğünde hazırlanan Restorasyon Projesi,İstanbul Büyükşehir Belediyesi-Yapı İşleri Müdürlüğü tarafından hayata geçirilecek.

**Koruma Kurulu’na önerilen Restorasyon Projesi’nde, Boukoleon Sarayı, Açık Hava Müzesi olarak fonksiyonlandırıldı.

Boukoleon Sarayı; İstanbul’da, Tarihî Yarımadanın Marmara Denizi kıyısında, Fatih-Küçük Ayasofya Mahallesi’nde, Küçük Ayasofya’nın hemen doğusunda /Çatladıkapı Mevkii’nde, 86 Ada, 37 Parselde bulunan, Orta Bizans Dönemi’ne (9. yüzyıl ortası- 13. yüzyıl başı) ait, İmparator II. Theodosios (408-450) tarafından yaptırılan ve bazı bölümleri de İmparator Teofilos zamanında (829-842) eklenmiş, günümüze yalnızca kalıntıları ulaşmış bir Bizans sahil sarayıdır. Latince ismi Buccoleonis Majus Palatium’dur.

Boukoleon Sarayı; Gayri Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun, 10 Eylül 1982 tarihli kararıyla, tescil edilmiştir.

Mülkiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait Bizans Sarayı’nın Restorasyonu için, Fatih Belediyesi’ne muvafakat verilmiş ve Fatih Belediyesi de, İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nca sağlanan ödenek ile “Fatih İlçesi, Sultanahmet Mahallesi, 86 Ada 37 Parselde Bulunan Bukoleon Sarayı’nın Rölöve, Restitüsyon, Rekonstrüksiyon, İnşaat, Elektrik, Makine Projeleri ve Çevre Düzenleme Projesi İşi’ni ihale etmiştir.

Fatih (Tarihi Yarımada) Kentsel Arkeolojik, I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içinde kalan Boukoleon Sarayı ile ilgili her türlü fiziki inşai uygulama için Koruma Kurul Kararı gerekmektedir. Bu sebeple; Boukoleon Sarayı’nın Rölöve Projelerinin hazırlanabilmesi için, İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından, Arkeoloji Müze Müdürlüğü denetiminde yüzey temizliğinin yapılabileceği kararı alınmış, 29 Mart 2017 tarihli İstanbul Arkeoloji Müze Müdürlüğü yazısı ile de yüzey temizliği çalışmalarının gerçekleştirildiği kayıt altına alınmıştır.

Fatih Belediyesi’nce hazırlanan Rölöve ve Restitüsyon Projeleri, 27 Haziran 2018 tarihli Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü kararı ile onaylanmıştır.

Alanda yapılan, zemin etüdü çalışmaları ve jeo-radar raporu verileri neticesinde hazırlanan, Restorasyon Projesi de, mülkiyet sahibi kurumumuz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı-Kültür Varlıkları Projeler Dairesi Başkanlığı-Kültür Varlıkları Projeler Müdürlüğü tarafından incelenerek muvafakat verilmiş ve bu uygun görüşü ile, Boukoleon Sarayı Restorasyon Projesi, 25 Temmuz 2018 tarihinde (önceki gün), İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne iletilmiştir.

İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne sunulan Restorasyon Projesi’nin onayını müteakip, Bizans Sarayı’nın Restorasyonu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi –Yapı İşleri Müdürlüğü’nce yapılacaktır..

Koruma Kurulu’na önerilen Restorasyon Projesi’nde, Boukoleon Sarayı, Açık Hava Müzesi olarak fonksiyonlandırıldı.

Koruma Kurulu’na sunulan Restorasyon Projesi Raporu kapsamında yapılması önerilen çalışmalar;

-Çimento esaslı harç, dolgu malzemesi ve derzler; yapı üzerindeki kablo ve boru gibi tesisat malzemeleri, demir doğrama kapı, parmaklık, bitişik inşa edilmiş duvar vb. muhdes (sonradan yapılan) elemanların kaldırılarak temizlenmesi,

-Yapının duvarlarında, zemininde ve üst örtüsünde görülen odunsu ve otsu bitkisel oluşumlar ve sarmaşıkların müdahale kararlarında anlatıldığı şekilde temizlenmesi,

Malzeme ve Yüzey Kayıplarının Önlenmesi için de;

-Yapının duvarlarında ve üst örtüsünde meydana gelen derz boşalmaları, malzeme ve yüzey kayıplarının durdurulması ve önlenebilmesi için yapının özgün dokusuna en az müdahale ile aslına uygun malzeme ile güçlendirme ve sağlamlaştırma yapılması önerilmiştir.

-Sonradan yapılmış olan tüm demir imalatlar kaldırılacaktır.

-Tüm mermer yüzeylerde temizlik yapılacaktır.

– Parça kopması görülen bölümlerde veya yapı elemanlarında onarım yapılacaktır.

-Malzeme kaybı olan bölümlerde tamamlama yapılacaktır

– Erime ve aşınma gözlemlenen yerlerde onarım yapılacaktır

-Boukoleon Sarayı ile demiryolu arasında bulunan, üzeri çimento sıvalı moloz taş duvar kaldırılacaktır. Yerine projede belirtilen ölçülerde ferforje korkuluk yapılacaktır.

– Ziyaretçilerin yapıya zarar vermeden ve güvenle dolaşabilmeleri için projede belirtilen şekilde ve güzergahta ahşap yürüyüş yolu yapılacaktır.

-Faros Kulesi’nin cephelerinde yüzey ve malzeme kaybı olan bölümler, yapının statik durumu da dikkate alınmak suretiyle, aslına uygun şekilde kesme taş ile tamamlanacaktır.

-Boukoleon Sarayının zemininde bulunan molozlar kaldırılacaktır.

-İmparator İskelesi bölümünde büyük kemerlerin altında, toprak altında bulunan özgün cepheye ait mermer paye ve sütunlar, bu bölümlerde arkeolojik kazı yapılarak (sütun ve payeler) açığa çıkarılacaktır.

-Muhdes (sonradan yapılan) olan tüm imalatlar (Tel çit, demir parmaklık, boşlukları kapamak için kullanılan saclar vb.) kaldırılacaktır.

-İmparator İskelesinin doğu cephesinde, projede belirtilen konumda, ölçülerde ve derinlikte havuz yapılacaktır.

– Sarnıcın giriş bölümüne denk gelen yerde, geçiş için ahşap köprü yapılacaktır.

-Boukoleon Sarayı’nın önünde bulunan park kaldırılacak, Projede belirtilen konumda ve ölçüde, yeraltında bir müze yapısı inşa edilecektir. Ayrıca ziyaretçilerin dolaşımı için projede gösterildiği şekilde çevre düzenlemesi ve taş döşeme gezi yolu yapılacaktır.

-Boukoleon Sarayı’nın çevresinde bulunan tel çitler kaldırılacak, yerine projede belirtilen şekilde ve konumlarda ferforje korkuluklar yapılacaktır.

-Ana giriş kapısında yerde ters olarak bulunan, ön yüzünde İmparator Justinianus’un monogramının da bulunduğu mermer blok kaldırılarak özgün yerine konacaktır.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar