Bizimle iletişime geçin

Gündem

Arçelik, Ar-Ge ve inovasyon alanında başarılı projelerden ortaya çıkan buluşları çalışanlarını bu yıl da ödüllendirdi.

MedyaKafa Basın

Tarih:

|

ARÇELİK BULUŞÇULARINDAN HAYATI KOLAYLAŞTIRAN TEKNOLOJİLER

Türkiye’nin Ar-Ge lideri Arçelik, bu yıl 20’ncisini düzenlediği ‘Buluş Günü’nde geliştirdikleri ürün ve teknolojilerle tüketicinin hayatını kolaylaştıran ve değer yaratan 600 buluşçusuna ödül verdi. Geçen 20 yılda Arçelik buluşçuları önemli bir kültürel değerimiz olan Türk kahvesi makinesinden buzdolaplarında tazelik ölçere kadar fark yaratan pek çok teknolojiye imza attı. 2500 Arçelik çalışanı, 3300’e yakın patent aldı.

Arçelik, Ar-Ge ve inovasyon alanında başarılı projelerden ortaya çıkan buluşları çalışanlarını bu yıl da ödüllendirdi. Divan Faruk Ilgaz Tesisleri’nde düzenlenen 20’nci Buluş Günü’nde 600 Arçelik buluşçusuna ödülleri takdim edildi.

Buluş Günü’nün açılışında konuşan Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, “Arçelik’in 145’ten fazla ülkede faaliyet gösteren başarılı bir şirket olmasında köklü Ar-Ge mirasımızın büyük bir payı bulunuyor. 30 yıla yakın Ar-Ge geçmişimizle tüketicilerimizi ilkler ve enlerle buluşturuyoruz. Arçelik’in başarılarının arkasında işlerini aşkla yapan buluşçularımız var; onların bu çabaları tüketicilerimizin markalarımıza olan sarsılmaz güveni ve sevgisi olarak bizlere geri dönüyor. Şirketimizin gururu buluşçu arkadaşlarımızı kutluyor ve başarılarından dolayı tebrik ediyorum” dedi.

Bulgurlu: WIPO’da 71’inci sıraya yükseldik

Şirketin Ar-Ge alanında bu yıl gösterdiği başarılara dikkat çeken Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu da, “Arçelik olarak sürekli yeniliğin peşinden koşuyoruz; en güçlü olduğumuz alanların başında inovasyon ve Ar-Ge geliyor. Ülkemizden yurt dışına yapılan her üç patent başvurusunda Arçelik çalışanlarının imzası var. Bu alandaki en prestijli kuruluş olan Dünya Fikri Haklar Örgütü’nün en çok uluslararası patent başvurusu yapan şirket sıralamasında bu yıl 3 sıra daha yukarı çıkarak 71’inci sıraya yükseldik. İlk 100’deki tek Türk şirketiyiz. İngiltere, ABD, Tayvan, Portekiz ve Türkiye’deki toplam 14 Ar-Ge merkezimizle global bir Ar-Ge ekosistemini yönetiyoruz. Uluslararası tecrübemizin ve birikimimizin yanı sıra İpek Yolu üzerine yayılmış üretim tesislerimiz ve alanında uzman 1300 Ar-Ge çalışanımızla müşterilerimizin yaşamlarına değer katmaya devam edeceğiz” dedi.

Buluş Günü’nde karikatürist Erdil Yaşaroğlu’nun yaptığı “Çizginin Sahne Arkası” başlıklı sunum büyük beğeni topladı.

Yılın Buluşları

Yılın buluşçusu özel ödülünün sahibi bu yıl alınan patentlerin birçoğunda katkısı bulunan Ar-Ge Temizleme Teknolojileri bölümünden kıdemli uzman Yusuf Koç oldu. Şu ana kadar toplam 71 patent başvurusu bulunan 33 yaşındaki Koç, şunları söyledi: “İnsanlar için faydalı ürünler yapmayı ve onların yaşamını kolaylaştırmayı seviyorum. Ar-Ge’de çalıştığım için çok mutluyum. Mühendislik becerilerinizi kullanıp, geliştirirken bir yandan da insanların hayatına dokunabiliyorsunuz.”

25 yaşındaki Nazlı Ecem Çoker, yılın buluşu ödülünü alan patentlerde imzası bulunan mühendislerden biri.Toplam 10 patenti bulunan makine mühendisi Çoker, Merkez Ar-Ge Dijital Modelleme ve Yapısal Tasarım bölümünde Proje Mühendisi olarak görev yapıyor. “Makine mühendisliği okurken yeni fikirler geliştirmeye ve ürün tasarlamaya ilgimden dolayı Ar-Ge alanında çalışmaya karar verdim. Bir fikrin ortaya çıkışı ve ürüne dönüşmesine kadarki gelişiminde yer almak beni mutlu ediyor.”

Yılını buluşu ödülüne layık görülen patent başvuruları ise şöyle:

Gardırop tipi buzdolabı yeni Hareketli Ara Bölme patenti: Gardırop tipi buzdolapları için tasarlanan Hareketli Ara Bölme, kullanım alanını artırırken, maliyeti düşürüyor; montajı kolay olan hareketli ara bölme etkin sızdırmazlık sağladığından enerji verimliliğine katkı yapıyor.

Yıkama performansını iyileştiren Bulaşık Makinesi (Corner Wash) patenti: Bulaşık makinesinde köşelere ulaşarak temizleme performansını artıran inovatif pervane sistemlerinden oluşuyor. Suyu sadece bulaşıklara yönlendiriyor. Böylece su tasarrufu sağlıyor ve makine daha sessiz çalışıyor.

Çamaşır makineleri için sıvı deterjan dozajlama patenti: Makine, suyun dinamik enerjisinden faydalanarak otomatik sıvı deterjan dozajlaması yapıyor. Maliyet etkin bir çözüm sunan dozajlama mekanizması elektrik kullanmadığından aynı zamanda enerji tasarrufu da sağlıyor.

Ödül alan Arçelik buluşçularının 95’i kadın çalışanlar
Ödül alan Arçelik buluşçularındann 95’ini kadın çalışanlar oluşturuyor. En çok patenti olan kadın çalışanlar Hasret Gürsoy, Sena Davaslıgil, Zehra Ülger, Aslı Saime Kayıhan, özel ödüle layık görüldü.

Bu yıl ilk kez “Sürdürülebilirlik Özel Ödülü” de verildi. Arçelik Eskişehir Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyalar Tesisi ve Buzdolabı İşletmesi’nden çıkan atıkların geri dönüştürülüp plastik içinde dolgu maddesi olarak kullanılmasıyla çevre kirliliğinin önlenmesine katkıda bulunan ve maliyet avantajı sağlayan Orkun Kaymakçı, Mustafa Sezer ve Aydın Dirican bu ödülün sahibi oldu.

20 Yıllık Buluş Günü Hikayesi

Arçelik Ar-Ge çalışanları 2017 yılında 400’e yakın buluşa imza attı. 20 yılda 2500 buluşçu 3300’e yakın buluşuyla patent aldı.

Arçelik’in ilk patenti ise çok daha eskilere, 1970’li yıllara dayanıyor. Şanzımanlı çamaşır makinesi için alınan ilk patentten sonra Arçelik, tüketicisinin hayatında fark yaratan pek çok patent tescil ettirdi. Bunlardan biri de geleneksel pişirme yöntemlerinden esinlenerek Türk kahvesi hazırlayan ilk Türk Kahve Makinesi patenti oldu. Arçelik sadece Türk kahve makinesi için bugüne kadar 50 patent başvurusu yaptı.

Arçelik buluşçuları, evde modüler soğutma sistemlerine öncülük eden, küçük mutfaklarda yerden kazandıran Split buzdolabından, kötü koku giderme programlı bulaşık makinesine; buzdolabında saklanan sebze ve meyvelerin vitamin değerlerini koruyan mavi ışık teknolojisinden, et ve balığın tazeliğini ölçen teknolojiye kadar fark yaratan pek çok ürün geliştirdi.

Reklam
Yorum yapmak için tıkla

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Manuş Baba, En Özel Hayallerinden Biri Olan Harbiye Açıkhava Konseri’ne Tüm Sevenlerini Bekliyor.

MedyaKafa Basın

Tarih:

|

Yayınlayan:

MANUŞ BABA, 10 TEMMUZ SALI GECESI HARBIYE AÇIKHAVA SAHNESI’NDE

‘Dönersen Islık Çal’ isimli ilk albümü ile tüm müzik listelerinde 1 numaraya yerleşen, Türkiye’nin baştan sona her yerine gidip konserler veren MANUŞ BABA, 10 Temmuz da Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor.

İlk albümü ile Harbiye’ye çıkacak sayılı sanatçılardan biri olacak olan, Manuş Baba, bu konser için sahne çalışmalarına başladı.

Bugüne kadar verdiği tüm konserlerden farklı – genişletilmiş bir orkestra ile müzikseverlerle buluşacak olan Manuş Baba, en özel hayallerinden biri olan Harbiye Açıkhava Konseri ne tüm sevenlerini bekliyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Çalışmak İçin En Çok Gidilen 7 Ülke

MedyaKafa Basın

Tarih:

|

Yayınlayan:

İş yaşamı sınır tanımıyor. Kimileri doğduğu şehirlerde iş hayatını sürdürürken; kimileri ise binlerce kilometre uzaklıkta bambaşka ülkelerde çalışıyor. Peki çalışmak için hangi ülkeler ideal? İş yaşamında yeniliklere yelken açanlar, başka ülkelerde çalışmak isteyenler için biletall.com ‘Çalışmak için gidilebilecek en ideal 7 ülke’yi belirledi.

Yaşam standartlarının en yüksek olduğu yerlerin ve daha iyi standartlara sahip olan yerlerin tercih edilmesi, oldukça büyük önem taşıyan kriterler içerisinde yer alıyor. Sadece maddi olarak değil, psikolojik açıdan kendinizi iyi hissedebileceğiniz ülkeler seçmek fayda sağlıyor.Yurt dışında çalışmak için seyahatiniz için en önemliler arasında olan uçak bileti fiyatları, hangi havayolu firmasının seferleri olduğunu da değerlendiren Biletall.com son blog yazısında yaşam standartları baz alındığında en iyi 7 ülkeyi sıraladı.

Kanada

Yaşam standartlarının yüksek olduğu bu ülkede, iş olanaklarının da iyi derecede olduğu söylenebilir. Özellikle de eğitim açısından en çok tercih edilen ülkelerden birisi olduğu için, oldukça tercih edilen bir ülkedir. Daha iyi koşullarda yaşamak isteyen kişilerin de en çok tercih ettiği ülkeler içerisinde yer alan Kanada’nın OECD (Daha İyi Yaşam İndeksi) içerisinde ilk beşte yer aldığı görülüyor.

Kanada kişilere vatandaşlık hakkı da tanıyor. Kanada içerisinde 3 yıl gibi bir süre zarfında yaşayan kişilere ek olarak Kanada vatandaşlığı da getirilmiş durumda. Dilenirse aileler Kanada içerisine yerleştirilebiliyor. Finans ve ekonomi anlamında çalışmak isteyen kişilerin gözü kapalı yerleşebileceği ülkelerden birisi olarak görülmekte.

Norveç

Yüksek maaşlı bir şekilde çalışmak isteyen kişiler için önerilebilecek olan ülkeler arasında Norveç yer almakta. Norveç maddi anlamda diğer İskandinav bölgeleri ile dolgun maaşlarıyla benzerlik göstermekte. 33.492 dolar yıllık maaş ortalaması olan ülke içerisinde, doğal kaynaklarda oldukça zengindir. İş açısından cazip fırsatların sağlanabileceği bir ülke olan Norveç’te balıkçılık da yaygın bir meslek olarak ülke ekonomisine büyük katkıda bulunmaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri

Ülke içerisinde kişilerin birbirine karşı olan saygısından dolayı, ABD oldukça yüksek derecede göç alan ülkeler arasında yer alıyor. Bundan dolayı da ülke içinde yaşayan halkın her zaman insani değerleri ön planda tutması ve buna bağlı olarak da çalışma koşullarının en iyi derecede tutulması söz konusu ülkeyi çekici kılıyor. Bilişim alanında oldukça gelişmiş olan ülkede, finans alanında da çalışmak mümkün. Ayrıca ABD içerisinde yaşayan bir akrabanız varsa, mülteci olarak da çalışma fırsatı elde edebilirsiniz.

Almanya

İşsizlik oranının %5 gibi oldukça düşük olması, Almanya üzerinde çalışma imkanını arttırmakta. Ülkemizden yoğun göç alan Almanya’da çalışma şartlarının işe bağlı olarak değişebileceği söylenebilir. Kimi zaman oldukça yoğun tempo ile çalışmak zorunda olmak tüm ülkelerde olduğu gibi Almanya için de geçerli olabilecektir. Özellikle ülke içinde 3 milyon gibi büyük bir Türk nüfusuna sahip Almanya’da psikolojik açıdan da kolaylıkla uyum sağlayabilirsiniz.

İsviçre

Yüksek maaş kazanma amacı taşıyan kişilerin en çok tercih ettikleri ülkeler içerisinde yer alan İsviçre’de yıllık ortalama kazanç 188.280 dolar olarak görülüyor. Bu da İsviçre’yi çalışma alanında oldukça çekici kılıyor.

Brezilya

İnsanlarının oldukça sıcak olduğu ülkeler içerisinde yer alan Brezilya’da kültürel olarak etkileşimlerin de yaşanmasından dolayı, genellikle ülkeye giden kişilerin yabancılık çekmediği gidenler tarafından her zaman vurgulanmakta. Çalışmak için gitmek isteyen kişilerin de özellikle bir şirket üzerinden davet alarak çalışmaya başlaması mümkün. İş yaşamında daha da ilerlemek isteyen kişiler de küçük işler ile başlayıp sonrasında çalışma koşullarını değiştirmekte ve ilerleyebilmektedir.

Rusya

Genel olarak Rusya ile büyük ticaret hacmi olan ülkelerden birisi de Türkiye. Bundan dolayı Rusya’nın istihdam konusunda Türklere karşı sıcak baktıkları düşünülmekte. Kalifiye elemanın Rusya içerisinde oldukça az olmasından dolayı, eleman ihtiyacı her daim mevcut. Yaşam koşullarına ve soğuk iklim şartlarına uyum sağlayabilecek olan kişilerin, bu ülkeyi tercih etmesi öneriler içerisinde yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Gündem

Bodrum Müzik Festivali 14. kez kapılarını müzikseverlere açacak

MedyaKafa Basın

Tarih:

|

Yayınlayan:

HEDEF, BODRUM’U MÜZİK KONUSUNDA ULUSLARARASI BİR DESTİNASYONA DÖNÜŞTÜRMEK

Bu yıl 14.’üncüsü düzenlenecek olan Bodrum Müzik Festivali 4 – 8 Ağustos 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Doğuş Grubu kurucu destekçiliğinin yanı sıra DenizBank’ın destekleriyle Turkcell’in ana sahne sponsorluğu, Audi ve D-Marin katkılarıyla düzenlenen festival, bu yıl da Türkiye ve dünyadan pek çok ünlü sanatçıyı ağırlayacak.

Festivalin küresel bir organizasyon olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini belirten Doğuş Grubu CEO’su Hüsnü Akhan, “Bugün Montreal, Montrö, Salzburg, San Remo ve New Orleans gibi dünya üzerinde müzikle anılan destinasyonlar var. Biz de, Bodrum’un kaliteli müzikle anılan, tüm dünyadan sanatçıları ve dinleyicileri ağırlayan bir marka şehir olma potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz ve bu yolda çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Doğuş Grubu’nun kurucu desteğiyle 2005 yılından bu yana Türkiye ve dünyanın seçkin orkestra, topluluk ve solistlerini Bodrum yarımadasında bir araya getiren Bodrum Müzik Festivali, Ağustos ayında 14’üncü kez kapılarını müzikseverlere açacak. Festival bu yıl, Bodrum’un simge haline dönüşmüş mekânlarında, ülkemizin adını yurtdışında başarıyla duyurmuş yıldız sanatçı ve topluluklarının konserleri ile birlikte, sinema gösterimleri ve klasik müzikle iç içe geçen rehberli turları da kapsayan ayrıcalıklı bir programla müzikseverleri ağırlayacak.

Bu yıl 4-8 Ağustos 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 14. Bodrum Müzik Festivali; programını geçmiş yıllardan kazandığı deneyimi, her yıl daha güçlü bir biçimde takipçilerine sunmak üzere şekillendirdi. Bodrum’un dünyaca ünlü eşsiz doğasıyla bütünleşen festival, klasik müzik etrafında şekillenen renkli ve güçlü programıyla; şehrin kültürel yapısının gelişmesine büyük bir katkıda bulunuyor. Dünyada bir marinada gerçekleştirilen ilk festival olma özelliği taşıyan Bodrum Müzik Festivali kapsamında bugüne kadar 4 bini aşkın müzisyen 121 konserde 200.000’den fazla müzikseverle buluştu. Türkiye’de bugüne kadar açık havada kurulmuş ikinci en büyük sahneye sahip festivalde yaklaşık 600 kişi görev alıyor.

Festival programı, Doğuş Grubu CEO’su Hüsnü Akhan’ın ev sahipliğinde, DenizBank Finansal Hizmetler Grubu CEO’su Hakan Ateş ve Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu’nun katılımlarıyla 02 Temmuz Pazartesi günü gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla açıklandı.

Doğuş Grubu CEO’su Hüsnü Akhan

Doğuş Grubu’nun en büyük hedefinin ‘Doğuş’tan İyi Bir Gelecek’ vizyonuyla hayata geçirdiği projelerle toplumsal yaşamın gelişimine öncülük etmek olduğunu belirten Doğuş Grubu CEO’su Hüsnü Akhan, “Bu vizyonla seçtiğimiz sosyal sorumluluk projelerinde toplumun kültürel gelişimini göz önünde bulunduruyor ve kültür-sanat alanında pek çok yatırım gerçekleştiriyoruz. Bodrum Müzik Festivali de bu çalışmalarımızın en önemlileri arasında yer alıyor. 14 yıl önce Turgutreis D-Marin’de bir klasik müzik festivali olarak yola çıkmıştık. Bugün bu oluşumun uluslararası boyutlarda ve bütün Bodrum Yarımadası’na yayılan bir organizasyona dönüştüğünü görmek bizlere mutluluk ve daha iyisini yapmak için şevk veriyor” dedi.

Müzik Festivali’nin 14 yıldır farklı disiplinlerden pek çok deneyimi takipçilerine sunarak Bodrum’a önemli bir katma değer sağlayacak boyuta geldiğine işaret eden Akhan, hedeflerinin Bodrum’u dünya müzik arenasında önemli bir destinasyon haline getirmek olduğunu söyledi. Akhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün Montreal, Montrö, Salzburg, San Remo ve New Orleans gibi dünya üzerinde müzikle anılan önemli marka şehirler var. Biz de, Bodrum’un kaliteli müzikle anılan, tüm dünyadan sanatçıları ve dinleyicileri ağırlayan bir marka şehir olma potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz.”

Bodrum Müzik Festivali’nde bu yıl ‘Genç Yeteneklerin Keşif’ yılı olacağını belirten Akhan “Geleceğin önemli sanatçıları arasına girecek genç Türk müzisyenlerini birlikte keşfedeceğiz. Ümit ediyorum ki, bu festival aynı zamanda genç sanatçılarımızın yıldızının parladığı ve dünyanın diğer festival organizasyoncuları tarafından da keşfedildiği bir organizasyon olacak. Doğuş Grubu olarak 14 yıldır yatırım yaptığımız bu kıymetli festivalden elde ettiğimiz gelirin tamamını desteğe ihtiyacı olan toplum kuruluşlarına bağışlıyoruz. Bodrum Müzik Festivali’nin bilet gelirlerinin tamamı bu yıl da Tohum Otizm Vakfı ve Bodrum Sağlık Vakfı’na bağışlanacak. Festival dahilinde Gülsin Onay’ın vereceği konserin bilet gelirleri de Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali’ne aktarılacak” şeklinde konuştu.

DenizBank Finansal Hizmetler Grubu CEO’su Hakan Ateş

Toplantıda konuşan festivalin sponsorlarından DenizBank Finansal Hizmetler Grubu CEO’su Hakan Ateş, dünya turizminin hali hazırda çekim noktası olan Bodrum’da kültür ve sanat alanında böyle bir organizasyonun düzenlenmesinin, ülkemizin tanıtımı ve marka değerine ciddi bir katkı sağladığına işaret etti. Ateş, şöyle devam etti:

“Biz de kurulduğumuz günden beri kültür-sanata yatırımı ülkemizin geleceğine yatırım olarak değerlendiriyoruz. Bu aktivitelerin genç kuşak tarafından erişilebilirliğine özellikle önem veren bir kurum olarak, festivalin bu yıl “genç yeteneklerin keşfi” teması ile hayata geçirilmesi bizim içim ayrıca mutluluk verici. İçinde yaşadığımız coğrafyanın kültür zenginliklerine el birliğiyle destek sunduğumuz takdirde, gelecek kuşaklara kıymetli, anlamlı bir miras bırakabileceğiz. Organizasyonun hayata geçmesinde emeği bulunan herkese en içten teşekkürlerimi sunuyorum.”

Turkcell CEO’su Kaan Terzioğlu

Festivalin sahne sponsorluğunu üstlenen Turkcell CEO’su Kaan Terzioğlu ise şunları söyledi: “Dünyanın ilk dijital operatörü olarak müşterilerimizin hayatında, günün 1440 dakikasına değer katan servisler geliştirmek için çalışıyoruz. BiP, fizy, Dergilik, lifebox, Hesabım, Paycell başta olmak üzere farklı alanlarda son kullanıcılar ve işletmeler için geliştirdiğimiz onların hayatlarını kolaylaştıran, daha eğlenceli hale getiren, işlerini daha verimli yapabilmelerini sağlayan uygulamalarımız var. Bu alanda büyük önem verdiğimiz ana servislerimizden bir tanesi de dijital müzik uygulamamız fizy. Türkiye’nin en güçlü müzik platformu Fizy ile verdiğimiz hizmet bugün Türkiye’de büyük beğeni görüyor. Türkiye’deki kullanım rakamlarına baktığımızda da küresel rakiplerimizin önünde oldukça iyi bir konumda olduğumuzu söyleyebilirim. Bir yandan dijital müzik tarafında böylesine güçlü bir uygulama sunarken, öte yandan da prestijli müzik etkinliklerine destek veriyoruz. 14 yıldır ülkemizin ve dünyanın seçkin orkestra, topluluk ve solistlerini Bodrum’da bir araya getiren böylesine değerli bir organizasyonu gerçekleştirenlere teşekkür ediyoruz.”

Piyanist Gülsin Onay’a Festival Onur Ödülü

Bu yıl festivalin ilkleri arasında, Fazıl Say’ın Güz Şarkıları albümünün Ece Dağıstan ve Güvenç Dağüstünperformanslarıyla seslendirileceği ve tamamıyla Philip Glass’a adanmış bir program ile yeni neslin yıldız piyanisti Víkıngur Ólafsson’ın konuk edileceği Gece Konserleri dikkat çekiyor. Bodrum Müzik Festivali bu yıl ayrıca, İstanbul Müzik Festivali ile işbirliğine giderek, piyanist Gülsin Onay ve film yönetmeni Murathan Özbek’in yer aldığı “Yolda” adlı çok disiplinli projeye de imza atıyor.

Gülsin Onay’ın uluslararası müzik kariyeri Arjantin’den Japonya’ya uzanan bir coğrafyada 5 kıtada 80 ülkeyi kapsıyor. Bugüne kadar dünyanın belli başlı tüm müzik merkezlerinde dinleyicilerle buluşan sanatçının birlikte çaldığı şefler arasında Vladimir Ashkenazy, Erich Bergel, Jorg Faerber, Neeme Jarvi, Emmanuel Krivine, Esa-Pekka Salonen, Vassily Sinaisky, Stanislaw Wislocki ve Lothar Zagrosek sayılabilir.

Rahmaninov yorumlarıyla müzik otoritelerinden büyük övgüler alan Gülsin Onay ayrıca, uluslararası alanda istisnai bir Chopin icracısı kabul ediliyor. Polonya Hükümeti Gülsin Onay’ı Chopin yorumları nedeniyle Polonya Devlet Nişanı ile onurlandırıldı. Kendisine 2. piyano konçertosunu ithaf eden hocası Saygun’un, dünya çapında en güçlü yorumcusu olarak tanımlanan Onay, bestecinin eserlerini önemli orkestralar eşliğinde sayısız ülkede seslendirdi. 1987 yılında Devlet Sanatçısı unvanıyla, 1988’de Boğaziçi ve 2007’de de Hacettepe üniversiteleri tarafından Fahri Doktora ile onurlandırılan Onay, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’ solisti olup, Bilkent Üniversitesi’nin de sürekli sanatçısıdır. 2003 yılında UNICEF Türkiye Milli Komitesi tarafından “İyi Niyet Elçisi” seçilen Onay, ulusal ve uluslararası sayısız ödülün de sahibi bulunuyor.

Festival programı hakkında:

Bodrum Müzik Festivali beş gün boyunca, Fazıl Say, Gülsin Onay, Murat Karahan, Christina Pluhar, Lauren Fagan, Alina Pogostkina, Víkingur Ólafsson ve Avi Avital gibi yıldızların yanı sıra, Sevil Ulucan, Hillel Zori, İbrahim Yazıcı, Erman Türkili, Çağ Erçağ, Gülru Ensari, Dorukhan Doruk, Camille Thomas ve Veriko Çumburidze gibi virtüözleri de müzikseverlerle buluşturacak. Festival ayrıca L’Arpeggiata & Christiana Pluhar, Olten Quartet ve Ludwig Orkestra gibi topluluklara da ev sahipliği yapacak. Bodrum gibi kültürel açıdan büyük önem taşıyan bir yarımadayı, sanat rotasının önemli bir merkezi haline getirmeyi amaçlayan festival, bu yıl da kurucu marka olan Doğuş Grubu başta olmak üzere; DenizBank’ın değerli katkıları, Turkcell’in ana sahne sponsorluğu, tüm dünyada klasik müziğe destek veren Audi, mekân sponsorları D-Marin ve The Marmara, iletişim sponsorları Zubizu, NTV radyo, Radyo Voyage destekleri ile kapılarını müzik tutkunlarına açacak.

Açılış Konseri: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Lauren Fagan ve Murat Karahan

Bodrum Müzik Festivali, 4 Ağustos Cumartesi günü 20.30’da, D-Marin Turgutreis Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek 14. yaşının ilk konserinde, Prof.Rengim Gökmen yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, soprano Lauren Fagan ve tenor Murat Karahan ile birlikte festivalin açılışını opera gala gecesiyle gerçekleştirecekler. Dünyanın pek çok ülkesinde ayakta alkışlanan konserlere imza atan tenor Murat Karahan, ünlü Bolşoy Tiyatrosu’nda başrol söylemiş nadir sanatçılarımızdan biri. 2015’te Bolşoy Tiyatrosu’nda La bohème’de Rodolfo ve La Traviata’da Alfredo rollerinin ardından Carmen’deki Don Jose rolünün olağanüstü yorumuyla izleyicilerinin kalbinde taht kuran sanatçı, Manon Lescaut’daki rolüyle ününü zirveye taşıdı. Deutsche Oper Berlin, Parma Teatro Regio, Arena di Verona, Viyana Devlet Operası, Bavyera Devlet Operası, Verona Teatro Filarmonico ve Teatro San Carlo gibi prestijli müzik merkezlerinin yanı sıra San Carlo ve Münih Opera festivallerinde de söyleyen Karahan, Devlet Opera ve Balesi genel müdürü olarak Türkiye’de operanın gelişmesine büyük katkıları olan bir sanatçı.

Konserlerindeki heyecan verici performansıyla izleyicilerinin kalbinde taht kuran Avusturalyalı genç soprano Fagan, Covent Garden Jette Parker Genç Sanatçılar Programını tamamladıktan hemen sonra, Covent Garden’da sahnelenen Maskeli Balo’da Oscar, Aşk İksiri’nde Giannetta’yı, ayrıca Verbier Festivali’nde Donna Anna’yı oldukça başarılı bir biçimde seslendirdi. Müzik eleştirmenleri, BBC Proms’ta da yer alan sanatçıyı “yorumuna samimiyet ve heyecan getiren zengin ve dramatik bir ses” olarak nitelendiriyor.

Fazıl Say’dan unutulmayacak bir resital: Yürüyen Köşk

Festivalin ikinci akşamında, günümüzün önde gelen piyanistlerinden Fazıl Say vereceği resitalle Bodrum izleyicisini büyülemeye hazırlanıyor. Dünyanın dört bir yanında verdiği birbirinden başarılı konserler, olağanüstü başarı yakalayan kayıt çalışmaları, gerçekleştirdiği müzikal işbirlikleri ve besteleriyle tanınan Fazıl Say, 5 Ağustos Pazar günü 21.00’de D-Marin Turgutreis Turkcell Sahnesi’nde müzikseverlerle buluşuyor. Sanatçı, resitalinin ilk yarısına Chopin’e özgü bir tür olan “gece müzikleri” Noktürn’lerle başlayacak ve ardından Beethoven’ın en sevdiği sonatı olan Opus 57 “Appassionata” ile devam edecek. Konserin ikinci yarısında ise Say’ın Opus 52 Piyano Sonatı ve Atatürk’e ithaf ettiği Opus 72 Yürüyen Köşk adlı yapıtlarıyla birlikte duygu dolu dakikalar izleyicileri bekliyor. Tarihe gömülmüş ve çıkarılmayı bekleyen anılara, piyanist olarak ustalıklı bir yorum, besteci olarak ise hayat veren Fazıl Say, Yürüyen Köşk adlı yapıtıyla, Atatürk’ün Yalova’daki Millet Çiftliği’nde yaşayan çınar ağacı ve köşkün değerli hikâyesini sunuyor.

Christina Pluhar, Avi Avital ve L’Arpeggiata ile “Akdeniz”

Bugüne kadar imza attıkları konserlerde izleyicisine her daim farklı ve eşsiz bir deneyim yaşatan Christina Pluhar ve topluluğu L’Arpeggiata, 6 Ağustos Pazartesi günü D-Marin Turgutreis Turkcell Sahnesi’nde 21.00’de gerçekleşecek konserlerinde İtalya, İspanya, Yunanistan, Türkiye ve Makedonya’dan ezgilerle izleyicilerin karşısında olacak. Pluhar ve topluluğu daha önce birçok defa İstanbul’a konuk olmuş, verdikleri konserlerde yeni sesleri dinleyicilerinin beğenisine sunmuşlardı. Bu konserlerinde Akdeniz’in geleneksel şarkılarını müzikseverlerle buluşturacak olan topluluk, farklı müzik geçmişlerine sahip, alanlarında uzman sanatçılardan oluşuyor. “Akdeniz” gibi, Pluhar’ın imza attığı her proje, farklı çalgıların oluşturduğu doku zenginliği ve geleneksel müzikten ilham alan söylemiyle de dikkat çekiyor. L’Arpeggiata’ya sahnede, Vincenzo Capezzuto ve Céline Scheen sesleriyle, Anna Dego ise teatral dansıyla eşlik edecek. Konserin özel konuğu ise, 2015’te Deutsche Grammophon’dan yayımlanan Vivaldi albümüyle ECHO Klassik ödülünün sahibi, muhteşem tekniği ve sahne karizmasıyla büyüleyici ve Grammy ödüllerine aday gösterilen ilk mandolin virtüözü Avi Avital…

Ayışığında Binbir Gece Masalları…

D-Marin Turgutreis Turkcell Sahnesi 7 Ağustos Salı gecesi 21.00’de, müzikal hassasiyetin doruğundaki sanatçıların vereceği, hafızalardan kolay kolay silinmeyecek bir konsere ev sahipliği yapıyor. Çarpıcı, ustalıklı ve titiz yorumlarıyla dinleyicilerini büyüleyen Amsterdam merkezli müzik kolektifi, Hollanda’nın dünyaca ünlü orkestralarında görev alan uzman sanatçılardan oluşuyor. Barbara Hannigan ile kaydettikleri ilk CD’leri Crazy Girl Crazy ile Grammy’nin sahibi olan LUDWIG Orkestrası, bu konserde Ariel Zuckermann yönetiminde keman virtüözü Alina Pogostkina’ya eşlik edecek. Vladimir Ashkenazy, Gustavo Dudamel ve Paavo Järvi gibi dünya çapında önemli şeflerle çalışan, prestijli 9. Sibelius Yarışması’ndaki birinciliğiyle aranan bir isim haline gelen Pogostkina; Mendelssohn’un ince ve zarif melodik buluşlarla parlayan Opus 64 Keman Konçertosu’yla, bu Bodrum gecesini ustalıklı renklere boyayacak… Başarılı şef Zuckermann yönetimindeki LUDWIG Orkestrası ise Mendelssohn’un Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Rimski-Korsakov’un Şehrazad’ıyla izleyicilere rüya gibi bir konser vaat ediyor.

24 Saat Festival: Sabah, Günbatımı ve Gece Konserleri

Sabah Konserleri

Bodrum Müzik Festivali’nin günün doğuşunu kutladığı 5-6 Ağustos 07.00’de Şevket Sabancı Parkı’nda düzenlenecek konserlerinde Gümüşlük Festivali Akademisi’nin ustalık sınıflarına katılarak, başarılı bulunan genç sanatçıların vereceği dinleti sizleri bekliyor.

Bodrum Müzik Festivali, 14. yılında bir ilke imza atarak, sanatçıların samimi işbirliğinden doğan uyumu bir müzik ziyafetine dönüştürmek adına, 5-8 Ağustos arası her gün 19.00’da D-Marin Turgutreis Amfitiyatro fizy Sahnesi’nde gerçekleştirilecek olan Günbatımı Konserleri’ne yer veriyor. Konserlerin ilkinde, ülkemizin saygın keman virtüözlerinden Sevil Ulucan ve seçkin festivallerin düzenli konuğu olan viyolonsel sanatçısı Hillel Zori, müzikseverlere Ravel, Bartók ve Halvorsen’ın yapıtlarını kapsayan bir programla keyifli dakikalar yaşatacak. Günbatımı Konserleri’nin ikincisinde, gökyüzünün muhteşem renkleriyle dolu gün batımında keman sanatçısı Erman Türkili, viyolonselci Çağ Erçağ ve daha çok orkestra şefliğiyle tanıdığımız, bu konserde piyanistliğiyle sahnede olacak İbrahim Yazıcı’yla buluşacak müzikseverler. Günbatımı Konserleri’nin üçüncüsünün konukları, aldığı uluslararası ödüllerle kariyer basamaklarını taçlandıran viyolonsel sanatçısı Dorukhan Doruk ve verdiği başarılı konserlerle kendi kuşağındaki Türkiyeli piyanistler arasında yerini giderek sağlamlaştıran Gülru Ensari… Günbatımı Konserlerinin sonuncusunda ise her geçen gün yıldızları daha da parlayan üç genç ve başarılı sanatçının Schubert ve Mendelssohn yorumları sahne alacak: Veriko Çumburidze, Camille Thomas ve Gülru Ensari, Bodrum Müzik Festivali için bir ilke imza atarak, aynı sahneyi paylaşacaklar.

Gece Konserleri: Güz Şarkıları ve Víkingur Ólafsson

Gece Konserleri 6 Ağustos 23.15’te The Marmara Bodrum’un mekan sponsorluğunda gerçekleşecek Güz Şarkıları ile başlayacak. Fazıl Say’ın, Nâzım Hikmet, Can Yücel, Cemal Süreya, Ece Ayhan, Behçet Aysan, Ahmed Arif ve Attila İlhan gibi unutulmaz şairlerine ait unutulmaz şiirlerini bestelediği Güz Şarkıları albümü, Güvenç Dağüstün, Ece Dağıstan, Volkan Hürsever, Ediz Hafızoğlu, Gürtuğ Gök, Derya Türkan ve Hakan Güngör tarafından seslendirilecek. Gece Konserleri’nin üçüncüsünde, çağdaş repertuvara getirdiği yenilikçi yaklaşımla klasik müzikte sıra dışı bir etki yaratan Philip Glass’a adanmış bir konser dinleyicilerin gönlünde taht kuracak. New York Times tarafından “İzlanda’nın Glenn Gould’u” olarak nitelendirilen Víkingur Ólafsson, geçtiğimiz yaz İstanbul Müzik Festivali’nde izleyicilere büyüleyici bir Bach Goldberg Varyasyonları dinlettirdikten sonra, bu yaz Bodrum Müzik Festivali’nin yeni serisi olan Gece Konserleri’nde 20. yüzyılın en çok tanınan ve konuşulan bestecisi Philip Glass’ın 80. yaşı için Deutsche Grammophon’dan çıkan Philip Glass: Piano Works albümünden bir seçkiyle, 8 Ağustos Çarşamba 23.15’te The Marmara Bodrum’da müzikseverlerle buluşacak.

Saffet Emre Tonguç Rehberliğinde “Bir Bodrum Hikâyesi”

Bodrum’un tarihi mekânlarında, klasik müziğe dair söyleşiler ve hikâyelerin anlatıldığı, geçtiğimiz yıl ilk defa gerçekleştirilen “Bir Bodrum Hikâyesi” etkinlikleri bu yıl da devam ediyor.

Bir Bodrum Hikâyesi, 6 Ağustos Pazartesi ve 7 Ağustos Salı 18.30’da UNESCO’nun Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Bodrum Mozole Anıt Müzesi’nin kazı alanında gerçekleşecek. Ödüllü seyahat yazarı Saffet Emre Tonguç’un anlatımıyla yapılacak her iki mozole turunun ardından Olten Quartet, yaşayan bir tarihin içinde müzikseverlerle buluşacak.

Festivalde “Sinemada Müzik” gösterimleri…

Festival kapsamında “Sinemada Müzik” başlığı altında Suyun Sesi, İngiltere Benim, En Karanlık Saat Ve Güz Sanatı filmleri 5 – 8 Ağustos tarihleri arasında her gece saat 23.00’de D-Marin Turgutreis’te bulunan Cinemarine’de gösterilecek.

Sanata Bi Yer Sergisi

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın 11 yıldır ana sponsorluğunu yürüten ve bu yıl Türkiye’de ilk kez Ara Güler Müzesi’ni sanatseverlerle buluşturacak olan Doğuş Grubu’nun; duvarlarda, mekanlarda ve boşluklarda 900’ü aşkın üniversite öğrencisinin çalışmalarına alan yaratan sosyal sorumluluk platformu Sanata Bi Yer, şimdi Bodrum Müzik Festivali kapsamında çeşitli noktalarda sanata alan açıyor. “Sanata Bi Yer” platformuna ait işlerden bir seçki 14. Bodrum Müzik Festivali kapsamında D-Marin Turgutreis Marina’da sergilenecek. Sergi, festival boyunca ilham almak ve gençleri desteklemek isteyen sanatseverleri bekliyor.

Ara Güler Sergisi

Türkiye’de kültür ve sanatın gelişiminin en önemli destekçilerinden biri olan Doğuş Grubu, fotoğraf dünyasının duayenlerinden Ara Güler’in sanatçı kimliğini ve eserlerini gelecek nesillere taşımak amacıyla arşivi ve müzesi için bir iş birliği yapıyor. Bu yılın ikinci yarısında Doğuş Grubu tarafından bomontiada’da açılması planlanan Ara Güler Müzesi’nin bir yansıması olarak Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi koleksiyonundan farklı dönemlere ait Bodrum temalı bir fotoğraf seçkisi 14. Bodrum Müzik Festivali kapsamında The Marmara Bodrum’da sanatseverlerle buluşacak.

Festival Biletleri

mobilet.com ve mobilet iOS uygulaması üzerinden alınabilecek festival biletleri, genel satış öncesinde DenizBank müşterilerine özel olarak iki gün boyunca ön satışta olacak.

Tüm bilet gelirleri Tohum Otizm Vakfı ve Bodrum Sağlık Vakfı’na bağışlanan festivalde bu sene Gülsin Onay’ın vereceği konserin bilet gelirleri de Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali’ne aktarılacak.

Festivali Yakından Takip İçin

www.bodrummuzikfestivali.com / facebook.com/bodrummuzikfestival

instagram/ bodrummuzikfestival / #bodrummuzikfestivali / #bodrummusicfestival

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar