Connect with us

Eğitim

Sosyal medya mağdurlarına destek

MedyaKafa Basın

Published

on

 

 

Her gün kaç saatinizi sosyal medyada geçiriyorsunuz? Peki, geçirdiğiniz süre boyunca kaç kez siber zorbalığa maruz kaldığınızın farkında mısınız? Sosyal medyada bulunduğunuz süre boyunca defalarca desek? Evet, birçoğumuz farkında bile değiliz ama sosyal medya kullanıcılarının yüzde 20’si siber zorbalığa maruz kalıyor. Ama artık bununla mücadele eden bir sosyal dayanışma ağı var: siberzorbalik.org

 

“İntihara bile neden olabiliyor”

Siberzorbalık.org Kurucusu Nurhan Demirel siber suçların artışına dikkat çekerek “Dünya nüfusunun yüzde 42’si sosyal medya kullanıcısı olduğu günümüzde en büyük tehdit, siber zorbalık. Ancak ne yazık ki kullanıcılar, maruz kaldıkları hangi içerik ve davranışların siber zorbalığa girdiğinin bilincinde değiller. Daha da kötüsü, siber zorbalık durumları ölümle bile sonuçlanabiliyor. Özellikle çaresiz mağdurlar, destek bulamadıkları durumlarda intihara bile sürüklenebiliyorlar” dedi.

 

İnternet ve sosyal medya ortamında geçirilen her an siber zorbalığa maruz kalınabildiğine vurgu yapan Demirel, “Bunların başında kişilerin fotoğraflarının kopyalanarak sahte hesapların açılması, müstehcen içerikler, tehdit, şantaj, hakaret gibi konular geliyor. Siber zorbalığı, bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanarak, kendisini savunmaya gücü olmayan bir birey ya da gruba yapılan kasıtlı saldırgan davranışlar olarak tanımlıyoruz” dedi.

 

Günümüzde siber zorbalık cep telefonları, bilgisayarlar ve tabletler gibi dijital cihazları kullanarak gerçekleştiriliyorken kasıtlı ve zarar vermeye yönelik davranışlar sergileyen saldırganlar, doğrudan mesajlar, sosyal medya uygulamaları, forumlar veya çevrimiçi oyunlar aracılığı ile hedef aldığı kişiye veya kişilere dijital ortamda zorbalık yapabiliyorlar. Ayrıca dijitalleşme çağında suç unsuru da şekil değiştirerek dijitalleşti. Artık suç potansiyeline sahip kişiler, özellikle sosyal medya ve internetin sunduğu imkanları kullanarak amaçlarına kolaylıkla ulaşıyorlar.

 

Tehdit, şantaj ve hakaret… Siber zorbalık davranışları suç kapsamına giriyor!

“Sosyal medyada her gün karşılaştığımız tehdit, şantaj ve hakaret gibi davranışlar suç kapsamına giriyor” diyen Demirel sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak suçu işleyen de, suça maruz kalan da yapılan eylemin suç unsuru taşıdığının farkında değil. Artık her internet ve sosyal medya kullanıcısının kendini ifade edebileceği ve sırrını paylaşabileceği, hatta gerektiğinde hukuki yollar konusunda kılavuzluk alabileceği bir yer var: siberzorbalik.org”

 

Siberzorbalık.org, gün geçtikçe artan siber suçları önlemeye yönelik kâr amacı gütmeyen sosyal bir dayanışma ağıdır. Sitede yer alan pedagog, psikolog, bilişim hukuku uzmanları, bilgi güvenliği uzmanları mağdurların şikayetlerini yanıtlayarak psikolojik ve hukuki destek veriyorlar. Aynı zamanda şikayetin mahiyeti doğrultusunda ilgili kurumlara bildirerek mağduriyetlerin giderilmesine kat sağlıyorlar.

 

Siber zorbalıktan korunmanın ipuçları nelerdir?

  • Günümüzde her türlü iletişim araçları ve internet bilinçli kullanılmalı
  • Şifre belirlerken ele geçirilmesi ve tahmin edilmesi zor olmasına dikkat edilmeli
  • Antivirüs ve benzeri güvenlik yazılımları güncel tutulmalı
  • Sanal ortamda da, yüz yüze ilişkilerde kullandığımız etik kurallar uygulanmalı
  • Daha ileri güvenlik için tanınmayan kişilerden gelen mesajları okumamak, onaylamamak, paylaşmamak ve engellemek gerekir
  • Kişisel bilgileriniz size özel olduğunu unutmamalı ve başkalarıyla paylaşmamaya özen gösteriniz
  • Web sitelerini gezinirken şüpheci olunmalı: Bilginin kaynağını araştırın ve kişisel bilgilerinizi her web sitesinde paylaşmayın!
  • Size gelen kimliği bilinmeyen maillere dikkat edin, sahte hesap olma ihtimalini göz önünde bulundurun ve bu gibi durumlarda dikkatli olun

Advertisement
Click to comment

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Eğitim

1.Ankara Koku ve Tat Bilimleri Sempozyumu

MedyaKafa Basın

Published

on

 

 

 

  1. Ankara Koku ve Tat Bilimleri Sempozyumu 5 Ocak ODTU Kültür ve Kongre Merkezi’nde halka açık olarak düzenlendi. Konusunda uzman 30 doktorun bir araya gelerek sorunlara ve hastalıklara karşı bilgi verdiği sempozyumu düzenleyen Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Esin Yalçınkaya, ilk defa yapılan bu sempozyuma olan ilgiden memnun kaldığını belirtti. Ankara’da gün boyu süren kar yağışına rağmen yüksek oranda katılım sağlandı. Tat ve koku konusunda herkesin anlayabileceği ortak bir bilim dili oluşturmak istediklerini söyleyen Dr. Esin Yalçınkaya, katılanların bilimsel insanların yanında gastronomi, koku ve tatla ilgili, tüm bilim dallarından kişilerinde geldiğini, bu anlamda Türkiye’de yapılan ilk sempozyum olduğunu belirtti. Katılımcılar arasında akademisyenler, GETAT (Geleneksel Tamalayıcı Tıp Uzmanları Derneği) Yönetim Kurulundan Dr. Şerafettin Özdoğan, Devlet ve Özel Hastanelerden hekimler, Eczacı ve kimyagerler, şefler, üniversite öğrencileri ve tat konusuna meraklı ev hanımları, ziraat mühendisleri, Ankara Cebeci Kız Meslek Lisesi’nden öğrenciler bulundu. Bir günlük sempozyuma 300’e yakın kişi  katılım gösterdi. “Tat ve Koku konusu nadir işlenen bir konu ve herkesin dinleyebileceği bir dilde anlatım oluşturulduğunu, Kulak Burun Boğaz uzmanlarının yanı sıra kardiyoloji, nöroloji, psikiyatri, dermatoloji, radyoloji, çocuk hastalıkları pek çok tıp alanının uzmanları Koku ve Tat konusunu branşlarıyla olan ilişkisini herkesin anlayacağı bir bilim diliyle paylaştığını” belirten Dr. Yalçınkaya katılımcıların gösterdiği ilgiden memnun olduğunu, Ekim ayında daha zengin bir programla 2. Ankara Koku ve Tat Bilimleri Sempozyumu’nu düzenleyeceklerini belirtti. Organizasyonun temelini yürütenlerden Dr. Ahmet Uygur halka açık olan Ankara’da ilk defa yapılan bu sempozyumu gelecekte uluslararası boyuta taşımayı hedeflediklerini dile getirdi.

 

 

 

Hekimler tarafından işlenen konular arasında; Koku ve Tat Alma Bozuklukları, Tat Koku İlişkisi, Alerji ve Koku, Sinir Sistemi ve Koku, Beyin dalgaları ve Koku, Koku Kirliliği, Hayvanlarda Koku bulunuyordu. Başkent Üniversitesi Türk Mutfak Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne bağlı Thermopolium Gastronomi Akademisi’nden Master Şef Deniz Orhun “Gastronomi ve Tatbilirlik” üzerine konuşmasıyla sempozyumda yer aldı. “Gurme” yani “Tatbilir kişinin”  “Yiyecek ve içecek konusunda malzemeden, pişirme ve yapılış yöntemine kadar uzman derecede bilgisinin olması gerektiğini, bu şekilde yemeğin analiz edilebileceğini vurguladı. Son bilimsel çalışmalardan bahseden Ünlü Şef ; “ Yaptığınız yemeğin beğenilmesi, tatların harmonisi, lezzetin mimarisini yakalamak için bu işin kimyasının ve bilimselliğinin yakalanması konusunun ne kadar önemli ve araştırmalar gerektirdiğini” belirtti. Türk Mutfağı’nın temelinin tıbba dayandığını söyleyen Şef Orhun, geleneklerimizin ve kültürümüzde bulunan bazı beslenme düzenlerinin bilimsel kanıtlarını sundu. Master Şef Deniz Orhun örnek olarak; Kültürümüzde olan balıktan sonra helva yemenin faydası bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Susamdan elde edilen tahin helvasının balıktaki ağır metalleri topladığı ve vücuttan atılımına yardımcı olduğunu belirten Ünlü şef, bir çok bilimsel çalışmaları sundu. 24 Güneş Döngüsüne ve mevsimlere uygun olan beslenme şeklinden bahseden Master Şef Deniz Orhun yediklerinizle vücudunuzu güçlü ve rahat hale getirebilirsiniz. Hormonlarınıza yansıyan bu durumla “Yedikleriniz davranışlarınız olur” sözünü tekrar yeniledi.

Haberin Fotoğrafları:

Continue Reading

Eğitim

Uzaktan Eğitim Alarak Sizde Oyun Terapisti Olabilirsiniz

MedyaKafa Basın

Published

on

OYUN TERAPİSİNİN TANIMI;

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, yemek yiyen insanlar, çocuk ve yiyecek

Oyun çocuğun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimine yardımcı olmaktadır. Çocuklar oyun ile dış dünyayı tanır, hayata dair denemeler yapar, hayal ile gerçeği ayırt edebilmeyi öğrenir. Kısacası hayatla mücadele etmeyi deneyimlerler. Bu anlamda oyun, çocukların duygu ve düşüncelerini kolaylıkla ifade edebildiği en uygun dildir. Oyun çocukların gelişimine katkıda bulunurken onları aynı zamanda mutlu eder. Tüm çocuklar sadece eğlence amaçlı oynamaya cesaretlendirilmelidir.

www.kumakademi.com
[email protected]
İletişim: 0 542 412 04 58 – 0 542 412 04 59

Continue Reading

Eğitim

Uzaktan eğitim alarak sizde; ”Eğitim Koçu” olabilirsiniz!

MedyaKafa Basın

Published

on

Eğitim Koçu Kimdir? Ne İş Yapar?

Görüntünün olası içeriği: yazı

Belirlenen hedeflere ulaşmak için öğrenciye destek olan ve yol gösteren kişiye Eğitim (Öğrenci) Koçu denir.

Eğitim koçluğu, derslerden yüksek not alma veya sınav kazanma odaklı değil, öğrenciyi kazanma odaklı yapılan bir koçluk çalışmasıdır.

Sizde eğitim koçu olmak ister misiniz?

Eğitim Koçluğu Eğitiminde Neler Öğreneceksiniz ?

Koçluk Prensipleri, koçluk becerileri kazanmak, koçluk dialogları, uyum ve ahenk, güçlü gözlem yeteneği, soru sorma becerisi, öğrenciyi geliştirmek, hedef çalışmaları ile hedeflere yönlendirmek, hızlı okuma teknikleri, test çözme becerisi, hafıza geliştirme, verimli ders çalışmak.

www.kumakademi.com
[email protected]
İletişim: 0 542 412 04 58 – 0 542 412 04 59

Continue Reading

Öne Çıkanlar