Bizimle iletişime geçin

Dünya

Deniz Orhun “The 11th Tourism Outlook Conference”’da 24 Güneş Döngüsü Beslenme Şeklini Anlatacak

MedyaKafa Basın

Tarih:

|

“Sınırların ve Medeniyetlerin Ötesinde Miras Turizmi” konulu uluslararası “The 11th Tourism Outlook Conference” 2018 tarihleri arasında, Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi ev sahipliğinde Eskişehir’de gerçekleşiyor. Disiplinlerarası olan konferansta farklı alanlardan araştırmacılar, profesyoneller ve lisansüstü ve lisans öğrenciler doğal ve kültürel miras turizmi ile ilgili araştırma bulgularını tartışıyor. Konferans kapsamında Konferansta Başkent Üniversitesi TGA, Türk Mutfak Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi Kurul üyesi, GETAT (Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Derneği Gastronomi- Sağlıklı Beslenme Kurulu üyesi, Amerikan Şef Federasyonu üyesi, Dünya Şef Federasyonu üyesi Ziraat mühendisi, Master Şef Deniz Orhun da araştırmacı yazar Kutsi Akıllı ile birlikte bir sunum yapacak. GastroTurizmin dallarını belirtecek olan Kutsi Akıllı; Turizm için farklı alanların olduğuna dikkati çekecek.

“Yediklerimiz davranışlarımız olur, topraktan damağa…” konulu sunumuyla Orhun, Türk mutfak kültürünün gıda malzemelerinin, coğrafi işaretli ürünlerimizin, endemik bitkilerimizin büyük ilgi gördüğünü anlatacak. “24 Güneş Döngüsüne göre yiyeceklerimizin hazırlandığı, pişirildiği ve beslenmemizin yapıldığı gastronomi rejiminden de [24 Solar Terms Regimen] bahseden Deniz Orhun, 24 güneş döngüsüne göre yemek düzeninin; kültür ve toplum arasında nasıl algılandığı, nasıl kullanıldığı, gastronominin sağlık, gelenek ve kültürle ilişkilendirilme biçimlerinden de bahsedecek. Orhun, “Gastro turizmi 24 Güneş döngüsü beslenme düzeniyle desteklemek ve sağlık turizmi ile birleştirmek turizme ayrı bir boyut katacaktır” diyor.

Reklam
Yorum yapmak için tıkla

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

“24 Solar Terms Regimen” Master Şef DENİZ ORHUN, Çin’de Gerçekleşen Uluslararası Gastronomi Forumu’ndan Türkiye’yi Temsil Etti

MedyaKafa Basın

Tarih:

|

Yayınlayan:

Birleşmiş Milletler, UNESCO, Dünya Şef Federasyonu liderliğinde CCA, Çin Mutfak Sanatları Federasyonu’nun organize ettiği Uluslararası Gastronomi Forumu, bu yıl 7-10 Eylül tarihleri arasında, Pingdu – Qingdao’da gerçekleşti. “24 Güneş Döngüsüne göre yiyeceklerimizin hazırlandığı, pişirildiği ve beslenmemizin yapıldığı gastronomi rejimi” [24 Solar Terms Regimen] konulu forum, doğayla uyumlu yaşama kavramından yola çıkıyor.

Çin’in ev sahipliği yaptığı ve bir çok ülkeden üst düzey isimlerin katıldığı forumda gastronomi çok geniş biçimde ele alındı. Topraktan damağa, iklim değişimlerinden, enerji tasarruflu pişirme tekniklerine, teknolojiye, yediklerimizin sağlığımıza etkilerinin yanı sıra yüzyıllardır kullanılan yöresel bitkilerin, yemeklerin ve 24 güneş döngüsüne göre yemek düzeninin; kültür ve toplum arasında nasıl algılandığı, nasıl kullanıldığı, gastronominin sağlık, gelenek ve kültürle ilişkilendirilme biçimlerinin de konu edildiği forum, katılımcıların yoğun ilgisiyle düzenlendi.

Hastalıkların tedavi edilmesindense, hasta olmamak için doğru beslenme tekniğinin olduğunu belirtildi. 24 Solar Terms Rejimine uymanın gerekliliği ve faydaları bilimsel verilerle dile getirildi.

Çin ipek Yolu üzerinde ülkelerle Çin arasında gastronomik kültürel değiş-tokuşu yaratmayı hedefleyen Uluslararası Gastronomi Forumu’na, bu yıl ilk kez Türkiye’yi temsilen bir isim; Master Şef Deniz Orhun konuşmacı olarak yer aldı. “Yediklerimiz davranışlarımız olur, topraktan damağa…” konulu sunumuyla Türk Mutfak kültürünün gıda malzemelerinin, coğrafi işaretli ürünlerimizin, endemik bitkilerimizin büyük ilgi gördüğünü belirtti.

Başkent Üniversitesi, Türk Mutfak Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi yönetim kurulunda olan ve danışmanlığını yaptığı Thermopolium Gastronomi Akademisiyle projeler yürüten Orhun, Ziraat Mühendisi olması sebebiyle Tarımın Gastronomiden ayrılmayan bir kolu olduğunu belirtiyor. 24 Solar Terms Rejimi bugün konuşulanların en büyük yaşayan kanıtı. Antik Çin’de, Batı Han Hanedanlığı’ndan günümüze kadar kendini koruyan bu yemek şeklinin uygulayıcısı Xu Wanju (MÖ 202-MS 220). Mevsimlere göre tarımın ve yaşam şeklinin uygulandığı; yemeklerin, beslenmenin iklimlere göre yapıldığı bu rejimin, bugün bile ilkokulda çocuklara öğretildiği ve uygulandığı belirtiliyor. UNESCO tarafından korunmaya alınan bu gastronomi kültürünün rejiminin uygulaması ise Türk Mutfağına ve kültürümüze çok yakın olduğu belirtiliyor. “Türk Mutfak imparatorluğu ve Çin Mutfak İmparatorluğu özünde birbirine çok yakın. Çünkü ikisinin de temeli tıbba dayanıyor. Bu bağlamda ülkelerin geleneksel lezzetlerini, sağlığınız için geleceğin yemekleri olarak kullanmak, hepimiz ve dünya kaynakları için faydalı olacaktır. Bu inançla, bu lezzetleri teknolojiye ve yeniliklere özünü kaybetmeden uyarlamak ve global mutfak dünyasında yerlerini almalarını sağlamak adına çalışmalarımız devam ediyor. Örneğin, biber ve patlıcanın aynı yemeklerde kullanıldığı, Türk lezzetleri… Bugün bilimsel olarak da açıklanıyor ki, patlıcan ve biberde bulunan iki farklı antioksidanın etkileşime girerek birbirlerinin güçlerini arttırıyor. Zaman içinde kültüre yerleşmesi ve bu tip bilgilerin nesilden nesile aktarılmasıyla bilgilerde, sebep unutulsa bile davranışın sonraki nesillere taşınması devam ediyor. Çünkü bu gıdaların beraberliği yemek kültürü ve gelenekleri oluşturur.” şeklinde konuştu.

Okumaya Devam Et

Dünya

Gaye Donay Körfez ülkelerinde bir ilke imza atıyor

MedyaKafa Basın

Tarih:

|

Yayınlayan:

Reklamcı Şirketi sahibi Gaye Donay, MAJİ Gallery & Decorist’i kurarak otel, ofis ve konutlara hizmet vermeye başladı. MAJİ, özellikle Körfez ülkelerinden gelen Araplar’ın gözdesi oldu. Suudi ve Dubaili müşteriler iş teklif etti. Cidde ve Dubai’de mağaza açılması için görüşmeler başladı.
Reklam şirketiyle siyasi partilerden Türkiye’nin en büyük şirketlerine kadar geniş bir yelpazede çalışan iş kadını Gaye Donay, kısa bir süre önce farklı bir alana el attı. Çocukluğundan beri dekorasyon meraklısı olan Donay, MAJİ Gallery & Decorist’i kurarak otel, ofis ve konutlara kendi deyimiyle ‘hikayesi ve ruhu’ olan konseptlerle hizmet vermeye başladı.

Dekorasyonda 4 element

MAJİ’den alışveriş yapan müşteriler, konsepti ülkelerine taşımayı teklif etti. Bu çerçevede Suudi Arabistan’da Cidde, Birleşik Arap Emirlikleri’nde Dubai olmak üzere iki mağaza için görüşmeler başladı.

Anlamı ‘küçük güçlü büyüler” olan MAJİ’yi dekorasyonda 4 element konseptiyle kurduğunu belirten Gaye Donay, bu elementleri mobilya, aksesuar, gümüş ve yağlıboya tablolar olarak sıraladı. Donay, “MAJİ’de ürün almıyorsunuz bir hikâye satın alıyorsunuz… Misafirlerimize bu hikayeleri yaratıp, tasarlayıp gerçeğe dönüştürerek hayal dünyalarına hizmet ediyoruz” dedi.

Konut, otel ve makam odalarını dekore ettiklerini anlatan Donay, yabancı müşterilerinden ciddi teklifler aldıklarını vurguladı. Yurt dışında büyüme konusunda çalışmalara başladıklarını ifade eden Donay, şöyle devam etti: “Suudi Arabistan’da çok önemli bir aile ile görüşüyoruz. Orada mağaza açmamız için çok istekliler. Dubai’den de önemli alım yapan müşterilerimiz var ve onlar da aynı taleple bize geldiler. Ciddi teklifler olduğu için değerlendiriyoruz. Buradaki konsept dahilinde yurt dışında büyümek istiyoruz.”

Ürün değil hikâye

Tüm bilgi ve tecrübesini bu işe yansıttığını kaydeden Donay, şöyle devam etti: “Ünlü Türk ressamlarının yağlı boya tabloları; Venedik aynalar, el işçiliği ile üretilen mobilyalar; Murano, Faberge, Capidomonte gibi ünlü markaların cam ve porselen objeleri, Ermeni ustaların şekillendirdiği gümüşleri sunuyoruz. İtalya, Hindistan, Çekoslovakya, İngiltere, Mısır, Fas ve İspanya’dan ithal ürünlerle fark yaratıyoruz.”

Bütün vitrini aldı!

Gaye Donay, yabancı müşterilerinin çok olduğunu belirterek zaman zaman ilginç olaylar yaşadıklarını anlattı. Donay, “Suudi Arabistanlı bir prenses geldi. Oradaki en büyük ailelerden birinin mensubu… ‘Vitrin’ istiyorum’ deyince bir ürün istediğini sandık. Meğer mağazamızın vitrinini çok beğenmiş, olduğu gibi satın aldı” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

Dünya

Robert birincisi Stanford’a gidiyor!

MedyaKafa Basın

Tarih:

|

Yayınlayan:

Robert birincisi Stanford’a gidiyor
Terakki Vakfı Orta Okulu’nu ve Robert Koleji’ni birincilikle bitiren Nazlı Uğur Köylüoğlu, Stanford Üniversitesi’ni tercih etti. Dünyadaki en büyük bütçeye sahip üçüncü üniversite olan Stanford Üniversitesi, dünyanın en iyi 5 üniversitesinden biri olarak kabul ediliyor.

11.07.2018

Robert Koleji’ni birincilikle bitiren Nazlı Uğur Köylüoğlu; ABD’deki Stanford Üniversitesi’nde okumayı tercih etti. Mezuniyet töreninde “Mütevelliler”, “Sosyal Bilimler”, “Marry Mills Patrick” ve “Koç Ailesi” ödüllerini alan Köylüoğlu, Robert Koleji’nde Harvard Kitap Ödülü’nü ve bilim alanlarındaki başarısından dolayı Prof. Seyhan Nurettin Ege Kadın Bilim Ödülü’nü de kazandı.

Silikon Vadisi’nin kurulmasına öncülük eden Stanford Üniversitesi ilk beşte

Eğitimine disiplinler arası ve uygulamaya yönelik yaklaşımı içeren; fen, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi dört önemli disiplinin entegrasyonunu hedefleyen STEM’de (Science, Technology, Engineering, Mathematics) devam etme kararı alan Köylüoğlu, eğitim hayatına dünyanın en iyi 5 üniversitesinden biri olan ve Silikon Vadisi’nin kurulmasına öncülük eden Stanford Üniversitesi’nde devam edecek.

Dünyadaki en büyük bütçeye sahip üçüncü üniversite

Stanford Üniversitesi’ni tercih etme nedenlerini sıralayan Köylüoğlu, “Stanford Üniversitesi dünyadaki en büyük bütçeye sahip 3. üniversite. Girişimcilik kavramını en çok destekleyen üniversitelerden biri ve Nobel ödülleri sahiplerinin 21’i buradan mezun. Silikon Vadisi’nde bulunan şirketlerin üst düzey yöneticilerinin burada ders vermesi, öğretim üyeleri ile kurdukları işbirlikleri ilham verici. Bu insanlarla fikir paylaşımında bulunma olanağı, mentörlük faaliyetleri, farklı disiplinler ve fakülteler arasında ağ kurmayı ve işbirliğini teşvik eden yaklaşımları ve diğer sundukları fırsatlar kararımı en çok etkileyen faktörler arasında. Stanford Üniversitesi’nin girişimcilik ve teknolojik yenilikler alanında dünyada ilk 2’de yer alması da benim için önemli bir kriter.” dedi.

Nazlı Uğur Köylüoğlu hakkında:

Dr. Müh. Özgür Sümer Köylüoğlu ve Dr. Müh. Ali Mutlu Köylüoğlu’nun en büyük kızları olan Nazlı Uğur Köylüoğlu, Terakki Vakfı Orta Okulu’ndan da birincilikle mezun oldu. Lise hayatı boyunca özellikle müzik, tarih, uluslararası ilişkiler, sosyal yardım alanlarında ders dışı aktivitelerle de ilgilenen Köylüoğlu, Robert Koleji’nde Harvard Kitap Ödülü’nü ve bilim alanlarındaki başarısından dolayı Prof. Seyhan Nurettin Ege Kadın Bilim Ödülü’nü kazandı.

1875 yılında Amerikan Kız Koleji’nde göreve başlamış, 1890’dan 1925’e kadar müdürlük yapmış olan Mary Mills Patrick anısına, tüm lise yılları boyunca ortalaması en yüksek olan kız öğrenciye verilen “Marry Mills Patrick Ödülü” ile birlikte Robert Lisesi’ndeki tüm yılları boyunca derslerdeki başarı ortalamaları en yüksek 10 son sınıf öğrencisine Koç Ailesi tarafından verilen “Koç Ailesi Ödülü”nün sahibi Köylüoğlu, sosyal bilimlere ilgi gösterdiklerine ve bu alanda başarılı olduklarına karar verilen bir kız ve bir erkek öğrenciye, Sosyal Bilimler Zümresi öğretmenleri tarafından verilen “Sosyal Bilimler Ödülü”nün de sahibi.

Ayrıca okulu temsil eden öğrencilerin seçildiği “Feyyaz Berker Fellowship” adlı topluluğa dahil olan Köylüoğlu, Robert Lisesi eski İngilizce Öğretmenlerinden Susan H. Olmstead’in anısına, İngilizce öğretmenleri tarafından Robert Lisesi’nde okuduğu yıllar içinde İngilizce dilinde üstün başarı gösterdiği belirlenen öğrencilere Robert Lisesi Mütevellileri’nin verdiği “Mütevelliler Ödülü”ne de layık görüldü.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar